Anılar

Ablanı Bana Ver

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

E1-101 nolu koğuş, devrimcilerin varlığından dolayı cezaevinin en seçkin, en şamatacı koğuşu haline geliyor. Tüm devrimciler, Deniz, İbo, Cihan Alptekin, Ömer Güven, Salman Kaya, Necdet Dizman, Kenan Rıfkı Ertuğrul, Bora Gözen, Osman Bahadır ve diğerleri tek bir komün içindeler. Deniz, İbrahim Öztaş’ı komünün pratik işlerini yürütmek için atamış. Komünün yarısı sigara içtiği için sigara giderleri bütçeyi zorluyor. Bafra ile Yeni Harman alınıyor ve tiryakilere her gün birer paket veriliyor. Komün toplam 30-35 Dev-Genç’liden oluşuyor.

Bağımsızlık Mitingi

İsmail Cömertoğlu kullanıcısının resmi

. “Bu da neyin nesi? Bayrak niye yarıya indirilmiş?” Bu soruların cevabını düşünürken başıma dayanılmaz bir ağrı musallat oldu, ateş bastı, terden sırılsıklam oldum. Cebir öğretmenimiz Yusuf Kök tertemiz bir kalbe sahipti, ama sert mizaçlı, otoriterdi. Bundan dolayı durumu ilk anda ona açıklayamazdım. Başımın ağrısından yerimde duramıyordum. Bir çaresini bulup dışarı çıkmalı ve bayrağın neden yarıya indirildiğini anlamalıydım.
Kuşku ve korkularımı aşarak parmak kaldırıp söz aldım.
“Hocam, başım çok ağrıyor, müsaadenizle dışarı çıkabilir miyim?”

Öğrencisi Olduğum ‘İnsancıl’a Dair[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

‘İnsancıl’ ile 90’lı yıllarda el kapılarının gri gökleri altında, Fransa sürgünlüğümde tanıştım.
O günden beri Cengiz Gündoğdu’ya, ‘Hocam’ diye hitap ederim; çünkü ben bir ‘İnsancıl’ öğrencisiyim.
“Neden” mi?
Lev Tolstoy’un, “Bilinç, bir insanın başına gelebilecek en yüce, en erdemli beladır,” deyişindeki üzere; ‘İnsancıl’ bir bilinçtir, erdemdir de ondan…
* * * * *
“Estetik Kalkışma”sıyla müsemma ‘İnsancıl’ın kaptanı; kendini “Ben Jakobenim,” diye tanımlayan; sert görünüşlü; çocuk kadar yumuşak; kibar ve cana yakın; bilge bir insandır.

Has Bir Tiyatrocu: Cüneyt Türel[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız,
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar!
İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.”[1]
 
1 Mayıs 2012’de hayata gözlerini yumdu; usta bir oyuncu ve dublaj sanatçısıydı; kadife gibi sesi vardı ve bırakıp gitti…
Emil Michel Cioran’ın, “Dostlar bizi ancak ölme inceliğini gösterdiğimiz zaman seviyorlar,” saptamasındakilerdendi O; yani Ajda Pekkan’ın ‘Palavra’ şarkısındaki gizli ses…

Sevdalar da üşür

Fetih Koç kullanıcısının resmi

Son baharı, son baharın hüznüyle seviyorduk. Bu hüzünler içinde sarı-sıcak duygularımızın dile gelişi ve sonrası yaşadıklarımızın da bizim gerçekliğimizin olduğunu algılamak ve kabullenmek değil midir? Her şey mavi olmadığı gibi kızılcıkta değildi. Bunu ikimizde biliyorduk. Bizim o diyarlarda kavuşmamız hem zor hem de kolaydı.  düşlerimizdeki o yerlerde, o ağaçların altında, hatta çeşmeden akan o suda buluşmak kolaydı, sadece biz kuralsızdık .Kolayı zorlaştıran, zor olanı kolaymış gibi gören düşleri üşümelere bırakan bizdeki kuralsızlık ve algısızlıktı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Anılar beslemesine abone olun.