Anılar

Kaygımın 39.yılı

yekta uzunoğlu kullanıcısının resmi

Geri çekile çekile Türkiye’nin İran’la olan sınırına yaklaşmıştı. O yüksek dağlık bölgede dağları hançer gibi yaran bir ırmağın etrafında sığınak bulmuştu. Irmağın kenarında ender bulunan bir futbol sahası kadar geniş ağaçlarla kaplı bir alandı yeni sığınağımız. Düzlüğün bittiği yerde iki taraftan da yani ırmağın hem bu hem diğer yanında uçurum başlıyordu.

Zehra'nın Gömleği

Hümeyra Gün kullanıcısının resmi

Bizler televizyon çocuğu değildik.
Hazinemiz, ninelerin, dedelerin anlattıkları anonim masallar ve yaşanmış öykülere karışan, çoğu hayal gücü olan, içinde ölülerin, cinlerin, perilerin, şeytanların geçtiği *mesellerdi.
Bazıları hiç de çocuklara uygun değillerdi. Aynı odada tek bir sobanın başında oturulan evlerde, büyüklerin anlattıklarını biz küçükler kulak kabartırdık da gece olunca hepsi rüyalarımıza üşüşürlerdi.

Mektubun gelir bir bahar akşamı

Savaş Erdoğan kullanıcısının resmi

          Sana gitme kal demez kimse, benden başka. Kimse ağlamaz soğuk bir kış akşamında senin ardından. Sen gidersen yoldaşım, içimde bir fidan solar, yapraklarını döker sarı sarı. Suyu çekilir damarlarından, kurur denize karşı. Hüzünle kıyıya vurur dalgalar, çıkıp Kababurun’dan, Çeşme’den dolanıp Ürkmez’e doğru. Sen gittiğinde mesela, ben ölürüm. Gözlerim gülmez artık, kalbim sancır ağrıdan. Hayat anlamsızlaşır, kadehler dert olur akşam vakitleri. Sen gittiğinde mesela başıma derin derin ağrılar girer, beynimin sağ arka yerindeki sancılar dayanılmaz olur.

Çok şaşıracağınız Yaşar Kemal, Orhan Veli ve Sait Faik anısı

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Orhan Veli'nin hayli ilginç yaşamı içinde şimdiye taşınan manzaralar hem güldürüyor, hem de hüzünlendiriyor. Yani sadece şiirlerde geçen bir garip Orhan Veli miydi? Elbette değildi. Her şeyden önce insani yönleri de ortaya çıkmıştır. Sait Faik ile olan sıkı fıkılığındaki hikaye de onu ortaya serer. 
Refik Durubaş 2014 yılındaki köşe yazısında, Cevat Çapan'ın aktarımıyla Yaşar Kemal, Sait Faik ve Orhan Veli'nin anısını şöyle anlatır:
Cevat Çapan, Sabahattin Eyuboğlu’nun Ankara’daki evinde yaşanan bir olayı anlatıyor:

Uçuk Fikirlerim-1

Sedat Öncer kullanıcısının resmi

Sıcak,bunaltıcı yaz akşamlarının Elbette Kİ değişmez serinleticisi Buzlu rakıdır…
Ve taktir edersiniz ki rakı bir kültürdür…
Ama insan nefsi bir süre sonra daha değişik tadlar arıyor.
Şarap gibi…
Şarabın da bir kültürü vardır ve bunu bilenler belli başlı markalara da aşinadırlar.
Konunun uzmanlarından söz etmiyorum !...
O başka bir şey !...
Damağına yakışanlar benim sözünü ettiklerim.
Bir elinde üzüm salkımı diğer elinde kadeh olan Zeus’a benzerler çakır keyif olduklarında.
***

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Anılar beslemesine abone olun.