Çakıl Taşı/ Saadet Erdoğan
Yıllar nasıl da su gibi akmıştı. Neden ah çekilir bilinmez. Hâlbuki hayatımızın en uzun dönemi, öğrenim sonrası, savaşa gider gibi uygulama zırhına büründüğümüz o sancılı süreçtir.
Yıllar nasıl da su gibi akmıştı. Neden ah çekilir bilinmez. Hâlbuki hayatımızın en uzun dönemi, öğrenim sonrası, savaşa gider gibi uygulama zırhına büründüğümüz o sancılı süreçtir.
……. …. ……
İhtiyaçlarımızı gördükten sonra tekrar yola koyulduk. Yol boyunca Aşık Mahsuni Şerif‘i dinledik. Elbistan’a yolculuk yapılır da Mahsuni dinlenilmez mi? Yolculuğumuz rahattı, Elbistan’ın girişinde telefon çaldı; arayan kaynımdı. “Kahvaltı hazır, sizi bekliyoruz” dedi. Birkaç kez aramış, ulaşamamış, merak etmiş işte. “Yakınız” dedik. Doğruca çarşıya gittik. Alış veriş yaptık, bazı siparişler verip ayrıldık.
Varter Tumacanyan, 1915’in savurduğu hayatlardan biri. 1900’lerin başında Dersim’de başlayan bu hayat, 1982 yılında Kayseri’nin Sarız köyünde sonlandı. Sürgün başladığında genç kızlığa adım atmak üzere bir çocuk olan Varter Tumacanyan, hayatta kalmayı başaranlardan biriydi. Sürgünden hemen sonra bir Alevi gençle evlenen ve hayatı ailesine hizmet etmekle geçen 11 çocuk annesi Varter, hikâyesini anlatamadan gitti öte dünyaya. Kara kefenle gömülen, derdi kendinden büyük bu Ermeni kadının yaşamından kesitler, şimdi en küçük kızı Şirin Tan’ın anlatımlarıyla yaşıyor.
Adını kimse bilmezdi belki. Küçücük bir kulübede dört adımlık bir yerde oturur gün boyu gazete ve dergi taşırdı. Onu ilk gördüğümde yarım yamalak Türkçesi ile yüzümüze bakıp konuşan bu adam içimi ısıtmıştı. Kısa boyu ve kara kuru suratıyla, Dağ Kapı meydanında baraka-büfe karışımı yerde otururdu. Elinde bozuk paraları ile oynar meydandan gelip geçen kızlara kaş altından gizli gizli bakardı.
"Emekli olup da ne yapayım?” dedi, “kahve köşelerinde, Şirinyer Hipodromunda ömür törpülemek istemiyorum"
Ardından sırıtarak otuz iki dişini gösterdi. “Hem ben emekli olmak istesem de kadınlar, genç kızlar bırakmıyor ki yakamı, emekli olayım!" dedi.
Şaşırmıştım. Kadınların ve genç kızların onun emekli olmamasıyla ne ilgisi olabilir diye geçiriyordum içimden. Dayanamadım sordum: “Ne alakası var ki?” diye sordum.