Anılar

Kelebek Yüreğim

Keje Elif Orhan kullanıcısının resmi

Nazından bir demet bana yaşatmak istiyor olacaktı ki beni de alıvermişti sıcaklığına... Çok güzel bir gündü,  arkadaşlar yorgunluktan mesafe olarak bayağı gerimde kalmışlardı. Ben doğanın huzur veren sesiyle yüreğimi ısıtıyor, geçtiğim ve bastığım her kareye özenle bakıyordum... Birden etrafımda yığınlarca kelebek uçuşmaya başladı, sevinçten deliye dönmüştüm. Delicesine uçuşan kelebekler üzerime konmaya çalışıyorlardı.

Bembeyaz kelebeklerden oluşan bir deniz... Yüreğim güneşi kucaklamış kadar sımsıcaktı...

Sevgili Eşim Gülşen’e Veda

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

Büyüklerimiz bu durumu geleneksel kurallara bağlamak için biraz uğraştılar, tam kitabına uymadıysa da idare ettiler, sonra çocuğumuz oldu, hayatın zorluklarını daha fazla hissetmeye başladık. Sevgi karın doyurmazdı, karnımızı doyurmak için düştük İstanbul’un yollarına. Hayat koşulları acımasızdı, karın doyurmak kolay değildi, beceri gerekirdi, eğitim, meslek bilgisi, üretim döngüsünün işleyişinin farkında olmak gerekirdi, bizse bunlardan mahrum, inatla hiç birine aldırmadan kendi bildiğimiz gibi, içgüdülerimiz ve duygularımız doğrultusunda yaşamaya çalıştık.

Şirinyer Askeri Cezaevi ve Mogok

Suat Gerçek kullanıcısının resmi

 

Şubede her şey daha mı kolaydı yoksa asıl sorunlar burada mı başlayacaktı? Orada gözlerimiz kapalıydı sımsıkı. Burada açık. Peki, değişen neydi ki? Orada ‘haydarlar’ vardı ama burada gözümüzün açık olmasına aldırmayan askerler. Onlar bizi tanıyordu biz onları. Acaba kurşuna dizmeyi mi düşünüyorlardı bizi? Bu denli aşikâr, saklamaya gerek duymadan yüzlerini, bize yaptıklarını ''çok doğal'' görmelerine sebep neydi? Yok, yok, kesin kurşuna dizilecektik!

Su Akıyor Göz Bakıyor! “hore hore” Ne Demek?

İsmail Güner kullanıcısının resmi

İçime kederle karışık hüzünlü bir sevinç gelip yerleşti. Köyüme doğru bir gezintiye çıkardı.
Nurhak Dağı yamacında toprak dam evlerden oluşmuş köyümün adı Kistik’ti. Köyün en ucundaki evde oturan kalabalık bir nüfusa sahip Êlî Kuşe ve Xecê çok yoksul bir yaşam sürüyorlardı…
Bunca yoksulluklarına rağmen kış aylarında, karlı ve tipili havalarda avcıların tilki avlamak için evlerinin ahırını kullanmalarına seslerini çıkarmazlardı.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Anılar beslemesine abone olun.