Kriz, Savaş ve İşçi sınıfı Üzerine Görüşler[*]
Bilmeyen yok: Sürdürülemez kapitalizm krizde… Dahası krizden çıkmak için attığı her adım, her debelenişi, onu içine düştüğü girdabın daha derinlerine doğru çekiyor.
Bilmeyen yok: Sürdürülemez kapitalizm krizde… Dahası krizden çıkmak için attığı her adım, her debelenişi, onu içine düştüğü girdabın daha derinlerine doğru çekiyor.
insanlara duymak istemedikleri
şeyi söyleyebilme hakkıdır.”[1]
Mahkemenizin, hakkımızda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 2016/55635 soruşturma, 2016/21186 esas, 2016/2498 no.’lu iddianameyi ciddiye alıp dava açması sonucunda, savunmamı yapmak üzere karşınızdayım…
Karşınızdayım, ama itiraf edeyim ki ne diyeceğimi, kendimi nasıl savunabileceğimi bilmiyorum.
Bilmiyorum, çünkü “suç” umun ne olduğunu anlayabilmiş değilim.
gölgeleri göremezsin.”[1]
yanmaya hazır olmalısınız.
Önce kül olmadan kendinizi
nasıl yenileyebilirsiniz?”[1]
“Gerçek keşif” der Marcel Proust, “yeni bir gözle bakmakla ilgilidir.”
Evet, çok doğru; körün fili tarifi gibi, kim neresini yakalarsa orasından tanımlanan darbe girişimi ve sonrasını kavramak için de yolumuzu aydınlatır bu saptama.
Böylesi durumlarda, öne çıka(rtıla)n görüntülere aldırmadan hakikâte “yeni bir gözle bakmak” gerekiyor.
* * * * *
Öncelikle, kim demişti “Darbe olmaz” diye!
gözler görmez olur.”[1]
Bense böyle bir şeyin olmadığını, ‘üçüncü sınıf patateslere’ benzediğimizi,
hayatın böyle olduğunu söylerdim. Kimse bize işçi olduğumuzu,
bir takım haklara sahip olduğumuzu öğretmiyor.”
(Peru’da bir işportacı kadın)
Geriye bakınca, kopuş noktasını tam olarak saptayabilmek kolay değil. Önce, elimizde “sınıf pusulası” vardı. Hemen herşeyi açıklayacak bir çıkış noktası olarak kullandığımız…
çocuklar.
Bu kara dumanı
gül alıp satmanın
tamdır zamanı.”[1]
Güzel olmasın gerçek olsun.”[1]
Türk siyasal sisteminin üzerinde bir karabasan dolaşıyor: “Başkanlık sistemi”…
ve ateş gibi tutuşuyordu
her damla!”[2]
Bu benim Gündem’e ilk gelişim değil. Yıllar önce, “kirli savaş” döneminde daha çok -orada yaşadığım için- Ankara’da, ama aynı zamanda İstanbul’daki merkez ile Diyarbakır büroda gözü pek genç gazetecilerle yan yana olmanın onurunu yaşamıştım. O zamanlar, gazeteyi yanılmıyorsam Gültan yönetiyordu… Yurdusev haber müdürüydü. Hüseyin dış haberlerde, Ali ve Emine Kültür-Sanat servisindeydiler… Koordinatör yanılmıyorsam Sanlı’ydı…