Kitap Tanıtımı

Reçine Kokuyordu Helin/ Suzan Samancı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Annemle oturup ağladık. Babam, bana çıkışarak, ‘Bak gelecek yıl okula gideceksin. Sana Türkçe öğreteceğim. İstersen başlayalım.’ 
‘Babam evde yok,’ cümlesini ezberletirken katıla katıla gülmeye başladık... Kadınların arasında ürkekti annem. Herkes, hatta çirkin cüce kadın bile, anneme Türkçe öğretme çabası içindeydi.
Bu koca kent, muhtarın radyosundaki Ankara mıydı? Atları, inekleri ‘Makaram sarı bağları’ söyleyen kadın yoktu.”

“Kardeş Halkların Nazlı Çocukları’’ üzerine.

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Hüseyin Can’ın anlatımı bildiğimiz o öykü formatına benzemez. Hüseyin Can’ın kendi formatı vardır. İçten, samimi, coşkulu...

Bir an bir yöreyi, bir dağı, bir ırmağı anlatan bir tanıtım yazısı okuduğunuzu sanırsınız. Bazen bir romanın giriş bölümünde olduğunu düşünür, kendinizi koy verir, gerisini merak ederken bitiverir aniden. Bazen kurşuna dizilen bir topluluğun içinde ölüm numarası yapan küçücük bir çocuksunuz, büyür aksakallı bir ihtiyar olur, yine çocuklara anlatırsınız meramınızı. Bazen evlilik çağına gelmiş, içi umutsuzluklarla dolu bir çingenenin dramını yaşarsınız. 

Dağlara Gün Işımış Gül Çiçek

Ahmet TAN kullanıcısının resmi

Yaşamı, umudu, sıkıntıları, dertleri, mücadeleyi ve daha nice kavramı yeniden tarif eden Ahmet Tan, yeni şiir kitabı ile tekrardan şiirseverlerle buluştu. İlk kitabı “Çiçekler Rüzgarla Çoğalır”ı 1988 yılında yayınlayan Tan, son kitabı olan “Dağlara Gün Işımış Gülçiçek” ile okuyucularına tekrardan merhaba dedi.

Yıkma Gülüşünü Erkenden/ Hasan Yıldız

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

"Dört yanımı sardığında aşk tınıları
Yaşam sevinci ile dolar taşarım
Deli taylar gibi kırda bayırda
Kişneyip içime sığmaz taşarım
Bazen riya ile kirlenir yeryüzü Denizler ırmaklar irin kan akar Bin efkâr okur canıma dost yüzü İşte o an ben yaşama küserim"
Şairin bütün çalışmalarında, göç acısı, isyan, umut ve sevgi iç-içedir. Bunlar usta bir ressamın tabloda işlediği tamamen iç içe geçmiş temel dört renk sanki.

Necmettin Yalçınkaya/ Mendil Sen Kokuyordu ve 12 Eylül’de de Çok Güldük Netekim! Anamdan İnciler“

Keje Elif Orhan kullanıcısının resmi

 
Şunu da biliyoruz ki; yaşamı güzelleştiren onların o inanılmaz insan-doğa sevgisi, emek ve dirençleridir.
Devrimcilerin olmadığı dönemler; kirlilikler, acımasızlıklar, insan değerinin sıfıra indiği bilinir.
Gaddarlık ve karanlığın boy verdiği iktidarlar var olup bir avuç emeksiz kişilere hizmet etmiş. Denetimine girmiş olduğu açıktır.
Hepimiz kendi toplumumuzda bunun şahidi olmuş nesiliz de artık.
 
Devrimci olmak bir yaşam-düşünce biçimi.
Ateşten gömlek.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Kitap Tanıtımı beslemesine abone olun.