
Güzlerime çekilen efkâr
Haydi, dökül pınarlarından gözlerimin
Yık gel kıyılarını ki, gayrı paslansın mazgal,
Yıkılsın kör duvarları esirliğimin.
Baksana kuşatılmış sevdalarla çalar, duvarların rengi.
Az sonra saçlarımın tedirginliğine konacak, ak
İçime döndürüyorum, gözlerim bana uçurum.
O kadar uzak kalmışım ki ben benden.
Şarkıları susmuş bir hayat gezinir tenimde
Yırtıp gecenin rengini şiirlere/
Bakır çarığı düşleri kanatarak
Sesimi içimde unuttuğumdan/ dağıldı yüreğime efkâr
Sokaklar hüzün demlenir/ kaldırımların sensizliğine.
Şiirleri yasak bir kadının dilinde vurulmuş türküm
Attığım her adımda arşınladı beni ödünç sancılar
Haydi, çırılçıplak dökül gayrı gözlerimden
Sürgüne hüküm giymiş ey yüreğim.
Kendimden uzaklara baktığımdan-
Göremedim içindeki dağ yangınını.
Baksana solmaya hüküm giymiş yaz gülleri
Ömrü mazgallarına takılmış esaretin adı gönlümde.
Gayrı yoruldum/
Çalıntı bir hayatın ardından koşmaktan,
Sakın ha aldanmayın içimdeki sessizliğe.
Hala şairi vurulmuş türküler kanıyor dilimde...






