Makaleler

İnsanın Süper Egoya Esir Oluşu

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
İnsan yaklaşık olarak M.Ö. 5000 bin yıllarından bugüne kadar süper egonun esiri durumuna düşmüş bulunmaktadır. Ancak ego esareti ilk başlangıçtan son 50 yıla kadar, genelde belirli insan gruplarında görülen bir durumdu. Bu bakımdan toplumun çoğunluğu rahatsız olmadığından üzerinde fazlaca bir tartışma yürütülmemiştir.
Ancak günümüzde süper egoya esir düşmemiş insan kalmadığı için, sosyolojik ve psikolojik açıdan büyük huzursuzluklara neden olan bu hastalıklı yapı, bundan sonra her gün tartışma konusu olmaya devam edecektir.

Yeni(den) ‘68’İ Anımsa(yalım)[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Bir yanım ben
Senden yanayım.”[1]
 
Yeni(den) ‘68’in anımsanması gereken zamanlardan geçiyoruz.
Biliyorum kimileri bu saptamama, “Eski güzel günleri özlemeyi bırakın, yeni kötü zamanlarla başlayın işe,” diyen Bertolt Brecht’in sözüyle karşı çıkacak.
Hayır, tavrım “Bu patolojik duruma nostalji deniliyor,”[2] saptamasının muhatabı falan değil.

İnsan niçin yaşar

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Yaşamak her ne kadar yemek içmek ve soyunu devam ettirmek şeklinde bilinse de, bu anlam insan yaşamını tam olarak ifade etmemektedir. Çünkü yaşam; her kişinin maddi ve manevi imkanlarına göre değiştiği gibi, düşünce ve kültürel yapısına göre de büyük farklılıklar göstermektedir.
İnsan için yaşamak sadece yemek, içmek ve soyunu devam ettirmek olsaydı sorun yok demektir. İnsanın yaşama amacında şöyle bir ayrıntı ve derin anlam olduğu çoğu insanın aklına gelmemektedir.

An-Kara’da Bir Kıpkırmızı Cumartesi[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

şiddet tekelini
elinde tutar!”[2]
 
Gabriel García Márquez, ‘Kırmızı Pazartesi’de herkesin geleceğini bildiği, tüm ayrıntılarının konuşulduğu, “Geliyorum,” diye haykıran bir cinayetin hikâyesini anlatır.[3]
Tıpkı tarihe An-kara’nın acı bir günü olarak kaydedilen, “kıpkırmızı cumartesi” katliamı gibi...
Yaşamanın ölmekten daha zor olduğu coğrafyamızda, 14 bin insanın, barışseverin yaşadığı, tanık olduğu -unutulmaması gereken- bir katliamdır sözünü ettiğim. (Patlama anındaki slogan, “Bu meydan, kanlı meydan”dı!)

Ekim Devrimi ve Sovyet(ler)

Temel Demirer kullanıcısının resmi

I.1) İŞLEVSEL TANIMI
 
I.2) ÖZ YÖNETİM VE DOĞRUDAN DEMOKRASİ
 
 
 
II. AYRIM: SOVYETLERİN ORTAYA ÇIKIŞI
 
II.1) SOVYETLERİN “TARİH”İ
 
II.2) 1905 DEVRİMİ
 
II.3) EKİM DEVRİMİ
 
II.4) SOVYET DENEYLERİNDEN DERSLER
 
 
 
III. AYRIM: KARL MARX’IN UYARISI
 
III.1) BİLİNÇ ÖĞESİ = ÖNCÜSÜZ OLMAZ!
 
 
 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Makaleler beslemesine abone olun.