Çıkmazların savaşa dönüştüğü yerdeyiz
kitleler asla savaş düşkünü değildir.’’
Albert Einstein
kitleler asla savaş düşkünü değildir.’’
Albert Einstein
Hırlı mı hırsız mı üstünde hiç durmadan ülkene yerleştirdiğin sığınmacıyı; sırf biraz dilini öğrendi, uyum sağladı diye vatandaşlık pasını cebine koyarsan…
Mülteci toplulukların ülkesini sömürme sonucu ülkenizin sosyal refah düzeyi gelişmişliğine dayanarak, sığınmacıyı en kötü angarya işlerinde çalıştırıp aşağılarsan…
Uluslararası standartlara göre ayrılan sosyal yardım fonundan mahrum bırakırsan…
Bu nedenle ülkendeki hırsızlık nedeniyle olay yerine çağrılan polisin gitmezse…
Metrolarda yapılan taciz, tecavüzleri önlemezsen…
anlamadığına tapar!”[1]
en incelikli müziği.”[1]
Thomas Carlyle’ın, “Gülmesini bilmeyen bir insan yalnız ihanet etmekle kalmaz, kendi hayatı bile bir ihanettir”...
Victor Borge’un, “Gülümseme iki insan arasındaki en kısa mesafedir”...
Stanislaw Jazek’in, “Bana bir toplumun neye güldüğünü söyle sana ne için adam vurabileceklerini söyleyeyim”...
George Santayana’nın, “İnsanın tek gerçek özsaygısı kendisiyle dalga geçme yeteneğine sahip olmasından gelir”...
Edith Piaf’ın, “Gülmek ve sevmek ısmarlama olmuyor”…[2]
Yazar, sürekli meyve ağacı gibi, ürün vermelidir. Süreklilik, kişiyi yazar yaptığı gibi, yazımı olgunlaştıran etkendir de.
Genel iradenin onaylamadığı
bir yürütme oluşturur”
Kant