SEN BAŞTAN AŞAĞI BİR İHTİLALSİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi
Şimdi bütün mevsimleri saçlarının kokusuna mühürlüyorum

Simsiyah saçlarına geceyi bağladım; ay, omuzlarında çoğaldı
Kirpiklerine yıldızlar düştü, ben içimde bir göğe dönüştüm.
Bir gülüşün var;
Bir nefeslik,
Bir ömürlük.
Bende derinleştikçe
Zaman susuyor
Dünya diz çöküyor
Bakışının dipdiri körfezinde gölgene tutunuyorum

Yüzüme değsin suskunluğuna; değsin ki
yaşadığımı hatırlayayım
Bir martı çığlığında senli zamanı unutmayayım
Sen bir kez daha gül
Şu dünya yerinden oynasın
Körfezlerde sular durulsun
Dalgalar dilini yutsun
Yürekli Kürt kızı
Dünyam
Saçlarına bağlayayım kendimi
Ne rüzgâr koparsın beni
Ne zaman silebilsin beni
Hangi yana dönsem sana çıksın yolum
Hangi acıya, derde baksam adınla iyileşeyim

Ağrı Dağı’nın başına
Munzur’un taşlarına
ismini kazıyayım
Rüzgâr okudukça adını dağlar eğilsin
Zulümden gayrı bütün yollar sana dönsün

Şimdi bütün mevsimleri saçlarının kokusuna mühürlüyorum
Zamanın çarkı kırılsın, takvimler hükmünü yitirsin
Zulmün karanlık diyarlarında
Ben senin sessizliğinde çoğalıp
Gülüşünde yeniden
Doğmak istiyorum.
Gözlerimde dinmeyen bir fırtına
Göğsümde taşan haklı bir kavgam var

Şu an
Yüreğim ağzımda
Sanki büyük bir sırrın eşiğindeyim
Suskunluğum çığlık çığlığa
Kalbimde dilsiz bir sancı
Ve şimdi, beni hiç terk etmeyen sevdam
ellerimden tutuyor

Bir haykırabilsem seni, haykırabilsem dağların suskun yüzüne
Yankım döner belki
Bakışların düşer gökyüzüne
Ellerinin arasından
Yaşam akan kadın
Namussuzlara
En okkalısından şamar çakan kadın

Her umudum sende başlar, her sabahım sende uyanır
Sen, en güzel günlerin
Uçsuz bucaksız dünyasısın
Adımlarında özgürlüğün sesi yankılanır
Duvarlar çatlar
Zindanlar titrer
Bozuk düzenler yıkılır
Çünkü sen yürüyünce
Korku geri çekilir
Çünkü sen gülünce
Karanlık yenilir
O devrim kokan yüreğinle
Baharı halkların, mazlumun avucuna bırakırsın
Gülüşüne bağlayayım bütün baharları
Her telinde çiçek açsın içim
Sen gül.
Hep gül.
Dünya değişsin.
Ağız dolusu gül sen
Ben o gülüşe ömrümü vereyim

Ne kurallar, ne sermaye, ne de karanlığın paslı zincirleri
Ruhuna hükmedebilir
Ne fırtına söndürebilir
İçindeki o kıpkızıl
Daima harlı kalan devrim ateşini
Ey bu çorak toprakların
En parlak güneşi kadın
Sen baştan aşağı bir ihtilalsin
Çünkü her yaraya merhemsin
Sen karanlığa ateşsin
Suskunluğa çığlıksın
Çünkü her kazanılmış zaferde adın var. Çünkü sen kadınsın.

Mehmet Çobanoğlu
23.06.2026

Karaburun

Kategori: 

Bunları Okudunuz mu?

08/29/2026 - 22:05
08/09/2026 - 16:26
07/11/2026 - 06:56
07/07/2026 - 12:40

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...