Aylak
"ellerini götürdün sokağa
yalnız ellerin vardı
karnın açtı, üstün açıktı
ekmeğin suyun harcın
hiçbir şeyin yoktu
bit koku sarmıştı seni
tasın da bakracını yarmıştı
yalnız ellerin vardı
yalnız ellerin…
şurada evler var kiralık
boş evlerdir onlar ötede
dumanı tüten halis evlerdir
yalnız memura çalışan
fakire küsen boş evlerdir onlar
içinde bir keder bir yaslık
o evlerdir insan tanımazlık
bak geçiyor fakirlik treni
koskocaman Anadolu’nun iç çeperinden






