İÇERİDEKİ ŞAİR VE YAZARLAR NE DİYOR
Göndermiş olduğunuz “Arkası Yarın” ve “Gökyüzünün Fıskiyesi” adlı kitapları aldım. İlginiz ve duyarlılığınız için içtenlikle teşekkür ederim.
“Arkası Yarın”ı dikkatli ve yakın okumaya tabi tuttum. Okumaktan keyif aldığımı belirtmeliyim. “Kendini okutan metin”lerdendi.
Yazar “hassas bir konuyu” odağa almış ve çok da yaratıcı bir teknikle anlatmış.
Metnin yapısı, anlatı biçimi çok hoş; estetik değer yargısı ve düşünce üreten potansiyeliyle okuru üretim sürecinin bileşeni haline kolayca getiriyor.
DELİ Mİ NE!
düşlerim kimliğim kadar tehdit yayılımında
üşüyor adımlarım inlerken ardımdaki izler
yanlışların kararsızlığında cehennem tomurcuklanıyor
cebimde iki alev parçası katlanırken buruşan
ve ben sefaletin burslarıyla yaşıyorum
hiçbir tadın şifresi açmıyor kilidini sevincin
artık yıllar israf
silik ve solgun
Siyaset ve düşünceler bu temel gerçekliğe göre teorikleştirilip, buna uygun ahlak kuralı geliştirilmediği sürece, her şey boş ve yalandan ibaret kalmaya devam edecektir.
Bakışlar altında Ezilir Kadın
Bu nasıl gidişat, bu nasıl evre
Doğuşundan beri Üzülür Kadın
Erkeği ayartan şeytan sanılır
Kaba ilkellikler ona sayılır
Sözde iltifatlar, gözde soyulur
Köşe bucak kaçar, Büzülür Kadın
Yüzme bilmese de atılır göle
Canına tak dedi, çektiği çile
Kimine sermaye, kimine köle
Kablardan kablara Süzülür Kadın
Erkekler sistemden alır cesaret
Tecavüzler, töre, kuma esaret
Kucaktan kucağa geçer bir hayat
Ellerden ellere Bozulur Kadın
Bazı şeylerin öneminin farkında olmadan geçirebiliyoruz günlerimizi.
Kendimizi otomatiğe bağlanmışçasına, üstünde oturduğumuz koltuğun sağlam bir şekilde yerinden durması, kapı anahtarının iyi bir şekilde açılıp kapanması, elektrikli ev aletlerinin tıkır tıkır çalışıyor olması meğer ne büyük bir rahatlıkmış.
Aynı zamanda sağlığımızın yerinde olmasının önemi ise tartışılmaz bir durumdur. Dilediğimiz anda saçlarımızı tarayabilmemiz, dişlerimizi fırçalayabilmemiz, duşumuzu alıp evimizin işlerini yapabilmemiz ne kadar güzel bir şeymiş meğer.