Derinden: Hapishanede Büyüyen Bir Çocuk
Tarsus kadın hapishanesinde çocuğu Aren ile yatmakta olan Yıldız Sönmez yazdı.
Tarsus kadın hapishanesinde çocuğu Aren ile yatmakta olan Yıldız Sönmez yazdı.
Babamın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığı dönem ben daha üç yaşımdaymışım. Şimdi o günlerle ilgili, hayal meyal Samsunlu bir komşumuzun kamyonetinin arkasına ailecek doluşup babamı ziyarete gittiğimizi hatırlıyorum. Hastane bahçesinde babamın sakalını yanaklarıma batıra batıra sarılışı, büyük kardeşlerimden Deniz’in orada bir söğüt dalından çakısıyla bir düdük yapıp bana verişi silinmemiş hafızamdan.
BÜYÜK DÜNYA
Bir varmış bir yokmuş . Bir zamanlar efendilerin kendilerine karşı ifade ettikleri ve düşüncelerini dile getirdiği bir ülkede insanları cezalandırıp hapishane denilen yere koyarmış .İşte bende böyle bir ülkede gözlerimi açmış oldum .
Gel zaman git zaman annemle özgürlük adı altında simgelenen bu duvarlar dışında bir yerlerde kısa bir süre yaşadım . Adına büyük dünya deniyormuş .
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Temmuz-Ağustos-Eylül 2019 tarihli 32. sayısı elimize ulaştı. Şu bağlantılardan e-dergi biçimine erişebilirsiniz:
Kitap hakkında bilgi: Hapishanelerde anneleriyle birlikte kalan 800'den fazla bebek ile anneleri hapishanelerde olduğundan onlardan ayrı büyümek zorunda kalan yüzlerce çocuk için (kendisi de tutsak bir anne olan) Gazel Bulut öncülüğünde hazırlanan "DAMLAYAN MASALLAR" çıktı. Ceylan Yayınevi. İletişim: 0553 093 14 47
Hüseyin Güçlü
***
Adil Okay
Görülmüştür Grubu olarak, aylar süren çalışma sonucu “Duvarları Delen Çizgiler” adını verdiğimiz sergiyi hazırladık ve 2 Nisan’da Mersin’de, 13 Nisan’da da İzmir’de görkemli açılışlar yaptık. 3 Mayıs’ta Antakya’da, 18 Mayıs’ta da Adana’da sergimizi açmayı planladık. Bu arada sergimizi kitaplaştırmak için hummalı bir çalışma içerisindeyiz.
Böyle diyor ‘Görülmüştür’ inisiyatifinin kurucularından şair, yazar ve aktivist Adil Okay. Politik tutsaklarla dayanışma amacıyla kurulan ‘Görülmüştür’ ekibi, demir parmaklıklar arkasındaki insanların düşüncelerini, özlemlerini, hayallerini ve bunların toplamı olan eserlerini kamuoyuna taşıyor.
İçeriden dışarıya, dışarıdan içeriye uzanan çift yönlü bir iletişim köprüsü olan Görülmüştür’ün kurucusu Okay’la kendi hayatı üzerinden mücadeleyi, sürgünü, mapusu konuştum…
Filiz DENİZ
...
Güneşli bir gün biz çocuklar tatilin rehavetiyle biraz geç uyanmış, kahvaltımızı edip Yenibosna sokaklarını yeni yeni doldurmaya başlamıştık. İlk olarak sokağımızın aşağı ucunda oturan Hasan’a rastladım. Hasan o dönemki kankamdı. Onunla muahabbet ederek dolaşmaya başladık.
Gözlerimiz mahalledeki samimi olduğumuz diğer çocukları ararken, bir kaç sokak ileride, sokakları dikine bölerek ilerleyen yol üzerinde park etmiş siyah bir otomobil farkettik. Otomobilin başında da iki çocuk merakla ona bakıyordu.