Görülmüştür ağ günlüğü

“Korona Günlerinde Mahpusluk” kitabının yayınlanmış olması zemheri soğuklarına direnme gücü verdi.

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
KORONA GÜNLERİNDE MAHPUSLUK
 
Mart 2020’de hayatımıza bir girip pir giren, canlar alan Korona illeti dört mevsim yedi iklime sirayet etti. Tarihsel-toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel boyutlarda geliştirilecek analiz ve tespitler hakkında çok şey söylenmesi gerekecek. Küresel ölçekte baharı olmayan bir yılın ardından insanlık adına da kaybedilecek senelere de hazırlıklı olunmalı. Her yer kış ve her yer pandemiden hallice. Böylesi bir ortamda, olumsuz anlamda en çok etkilenecek kuşkusuz mazlum ve madunlar olmaktadır.
 

Avrupa İnsan Hakları Hukuku ve Türk Hukukunda Tutuklu ve Hükümlülerin Dış Dünya ile İletişim Kurma Hakkı ... Melike Orçin

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Dış dünya ile iletişim kurma, tutuklu ve hükümlülerin haberleşmeye saygı hakkı başta olmak üzere statüleri ile bağdaşabilen pek çok temel hak ve hürriyete referans yapmaktadır.
Bazı temel hakların ön koşulu olmakla birlikte dış dünya ile iletişim, işkence yasağı ve mahpusların rehabilitasyonu ile hapishanelerin normalleştirilmesi ilkesi bakımından da bir güvence teşkil etmektedir.

Hapisanesiz Toplum Arayışı.. Münker Odabaşı

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
Cezalandırıcı kültüre sahip toplumlarda, 21. yüzyılda dahi kapatılma/hapsetme uygulamasının artarak devam ettiği ve bireyin hapsedilerek “ıslah” edilmeye çalışıldığı görülüyor. Fakat diğer taraftan mağdur odaklı onarıcı adalet sistemini benimseyen demokratik toplumlarda, hapishanesiz toplum anlayışı çerçevesinde hapsetme dışı alternatif tedbirlerin uygulandığı ve kimi ülkelerin de mevcut hapishanelerini kapattığı veya kiraladığı görülüyor.

Yaşamı Adamak

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
            İnsanın serüveni kendini bilmesiyle başlar. Kendini bilmeyen için dünya rüzgara muhtaç bir uçurtma olmanın ötesine geçmez. “Kendini bil”, cihetinde yol arayan içinde bulunduğu koşulları ve kendisinin kuşatılmışlığını kabul etmez. Kendini bilen kendi dünyasını kurmak için kendi yolunu arar. Kendi dünyasını kuran dünyanın yükünü de omuzlarında taşıyandır.

Pandemi ve Hapishanede annelerle çocukları

Görülmüştür kullanıcısının resmi

                Tüm ülke bir hapishaneye dönüştürülmüşken, pandemiyle beraber hemen herkes de bizzat somut bir tutsaklık yaşamış, deneyimlemiş oldu.  Duvarın öte yanıyla bu yanı arasında pek bir farkın kalmadığı böylesi bir dönemde, en benzer olan noktalardan biri de, elbette cinsiyetçi politikalar ve uygulamalardır. Kasım 2019 itibariyle 800’den fazla çocuk anneleriyle beraber hapishanedeler. Çocuklara ceza çektirilirken anneler de çocuklarının acısı ile daha ağır ve ayrıca cezalandırılıyor, pandemi ile de bu daha da artıyor.

Özgürlüğün sesi: “İğneyle Kuyu Kazmak Gibi Zor Ama Heyecan Verici Bir Çalışmaydı

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
 ÖZGÜRLÜĞÜN SESİ - 50 MAHPUS-50 FOTOĞRAFÇI
                Görülmüştür Kolektifi ile Redfotoğraf Grubu, 50 mahpusla 50 fotoğrafçıyı bir araya getirerek “Özgürlüğün Sesi” isimli harika bir çalışmanın altına imza attılar. Mahpuslar “Özgürlük” temalı kısa şiirler, metinler yazdılar; fotoğrafçılar bu şiir ve metinlerle kendi fotoğraflarını eşleştirip, bütünleştirdiler “Özgürlüğün Sesi” isimli kitap böylelikle ortaya çıkmış oldu.

Yılın Annesi/ Zeynep Avcı

Görülmüştür kullanıcısının resmi

               “Hadi git! Allah zihin açıklığı versin” dedi gülerek. Sel gibi akan çocuk kalabalığına karışmadan evladı. Şimdi avucunun içindeki minik eli biraz daha sıktı. “Hadi koş koş, geç kaldık!” Dört yaşındaki Mustafa’yla adımlarını hızlandırdılar. Çok değil 100 metre sonra bir apartman kapısında soluklarını düzelttiler önce, sonra kapıdaki zillerden birine bastı. “Kim o?” dedi uykulu bir ses. “Benim abla kim olacak geç kaldım ne olur alıver Mustafa’yı. Geç kaldım inan!” Karşıdan yutkunmayla karışık bir ses “Tamam, tamam iniyorum!” dedi.

TUTSAKLIK ÇAĞI

Görülmüştür kullanıcısının resmi

 
TUTSAKLIK ÇAĞI
 
artık bizler kolay kolay yara almayanlarız
yine de ne tanrı ne de onun gibi bir şeyiz
tepeden tırnağa et ve kemik
gelecek bizlerin değil
yaratıyor olduğumuz yapay tanrılarımızın
Gılgamış’ın düşü ardı sıra koşarız
ve belki yıkıma ulaşma an meselesi
 
 
güç kaderi,
tatminsizlik bedeli
her  şeye sahip olmak ister tanrı-insan
tahakküm koymak.
hüküm sürmek sonsuz çağa
 
bizi biz olmaktan alıkoyan hastalık
kendi karanlığımıza sürgünlük
bu tutsaklık çağı

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Görülmüştür ağ günlüğü beslemesine abone olun.