Rusya ve Ukrayna (NATO) Savaşı Sonrası Dünyanın Alacağı Şekil
Siyaset ve düşünceler bu temel gerçekliğe göre teorikleştirilip, buna uygun ahlak kuralı geliştirilmediği sürece, her şey boş ve yalandan ibaret kalmaya devam edecektir.
Siyaset ve düşünceler bu temel gerçekliğe göre teorikleştirilip, buna uygun ahlak kuralı geliştirilmediği sürece, her şey boş ve yalandan ibaret kalmaya devam edecektir.
Kuru temenniler, olumluya evrilmeyi beraberinde getirmeye yetmiyor.
“Yazar” deyince aklıma gelir Burgazada’lı Sait Faik Abasıyanık...[2]
Boşuna değil elbette…
Gülen Erdal’ın 1954 tarihli ‘İzlerimiz’ dergisinde yaptığı son söyleşisinde kendini şöyle anlatır O: “Balık tutmak, kahvede oturmak, yanımda çok sevdiğim köpeğim, insan tanımak, Beyoğlu’nda bir aşağı bir yukarı dolaşmak, arada bir içmek, hikâye yazmak, velhasıl hiçbir şeye bağlanmadan avare gezmek bütün gün. İşte ben böyle hayattan zevk alırım, buna yaşamak derim.”[3]
Cingöz’ün havlamasıyla uyandım. Yataktan çıkmak istemiyordum ama gözüm saate ilişince iğne yemiş gibi fırladım.
“Geç kalıyoruuuuum!” diye bağırdım.
Annem kinayeli bir ses tonuyla mutfaktan yanıt verdi.
“Neden acaba?”
Biliyorum, geç yattığım için uyanamamıştım. Hemen çıkmazsam ders ziline yetişemeyecektim.Annemin sesi bu kez buyurgan çıkmıştı.
“Kahvaltı etmeden okula gidilmez.”
her türlü hileyi kullanıp diğerlerine savaş açarak, egemenliği altına almaktan hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir.