Şiir

İçimdeki Şizofren Melek

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Serseri kurşun misali nerede durur bilinmez!
İçimdeki Şizofren Melek
 
Bu akşam;
Şiire sol yanım ile girmem gerekiyor,
Ki düşünmek; anlatmak ağır suç
Sağ ım kan kusturur sınır ötesinde!
Şiiri kalemime göre dikleştiriyorum!
Mürekkepten çalmayı düşünmedim hiç..
 
Sokaklar taşıyamaz gerçekleri,
Umut ışığı kısıldıkça, kısıtlandı düşler
Her şair kendi sözleriyle asıldı
Her söz yazarının dudaklarında patlar
Gayrı İnsanlık kendi içinde bile!
Kendine yasaklarla güne başlar..
 

Belli

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Bağlarım vurulmuş dalda gülüyle
Haykırıp durursun insan diliyle
Kazananda belli kaybedenlerde…
 
Ölen sorgulanır öldürenler ak
Tüm izler karıştı bak bu günlerde
Bu kalleş ölümün tarafları yok
Kazananda belli kaybedenlerde…
 
Umut can çekişir gelen her günde
Ne iman ne inanç kalmış şu dinde
Bıçak ceryan olmuş oynuyor tende
Kazananda belli kaybedenlerde…
 
Halkımın sırtında zorba kamçısı
Dizlerden gözlere vurur sancısı
Barış diyenlerin bitmiyor yası

Masallarda büyür ölü çocuklar

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Türküler söyleyeyim sana 
En güzel düşlere dalıp gülümse 
 
Gün gelir sokaklara düşer ahım
İlkbahar yağmurlarında ayaklanır
            Sokaklarda vurulan cemreler.
 
Bırak oyunların yarım kalsın
Sakın çıkma dışarı!
Sokaklarımızda ölüm kol geziyor
Küçük avuçlarında sıkılı kalır umut
Ölüm saf tuttuğu yer de vurulursun..
 
Sen vurulursun!
Kuşların kanadı kırılır iner yeryüzüne 
sökün, sökün olur dağlardan bulutlar 
Kılavuzlar şaşırırlar yolunu
Yön bulamaz göklerde turnalar

Dilde destan olur, Halkın gerçeği.

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Hiç adil değil şu mülkün gerçeği,
Ürkekliğinde can, ıssız gecenin,
Dilde destan olur halkın gerçeği…
 
Oynaşırken camda titrek damlalar
Sızılıyor dilimde aşka cümleler
Yasaklara düşmüş aşk a gelmeler
Dilde destan olur halkın gerçeği..
 
Can sevdaya düşer yol tutuklanır
Aşka düşer yanar gül tutuklanır
Doğruyu söyleyen dil tutuklanır
Dilde destan olur halkın gerçegi.
 
Umutlar yüklemiş, dert heybesine.
Ölüm titrer halkın her nefesinde
Ezgisi yanık bir şiir sesimde!

Mənim həyatım

Elnur Resuloglu kullanıcısının resmi

Aprelin axrıydı, son günləriydi.
Hava isti idi, səma tərtəmiz.
Günəş göydən yerə od ələyirdi
Kədərdən xəbərsiz, qəmdən xəbərsiz.

Mən isə bu zaman tərimi silib
Yolda deyinirdim: “Ürək dayanır.
Elə bil göylə yer baş-başa verib,
Göy kimi od tutub yerlər də yanır”.

Hər tərəf yaşıllıq. Yollar boyunca,
Gör ağcaqayınlar necə əkilib.
Onların altında otrub doyunca,
Kölgəsində neçə yolçu dincəlib.

SAFRAN ÇİÇEĞİMİZ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bakışında yıldızlar parıldayan, dilinde ezgiler dökülen
Yüreğinde güneş saklı
Gözleri
Su damlacıkları kadar berrak
Çocuksumu gülümsemelerle
Baharlara koşan
Gül endamlı
Ağaçlara
Çocuklara
Özgürlüğe sevdalı
Dilek Doğan bacımız
Armutluda bir kuşluk vakti
Devletin silahında çıkan
Mermi
Yalnız seni değil
Halkları da yaraladı
Şimdi sokaklar kan pınarı
Suskunluk değil, düzeni boğacak isyanımız sardı her yanı

SEVDASI BÜYÜK YAVRUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sevdası büyük yolu güzel olan
Yüreği de acıyla yoğrulan
Teni gül kokan benim yiğit yavrum
Bir ahtır senden bana arda kalan

Yoksulluk, zulüm, savaş tükenmiyor
İçimizde yanan ateş sönmüyor
Kızım Ankara’da sana kıydılar
Yavrum gözyaşlarım, acım dinmiyor

Kan gövdeyi feryat gökleri sardı
Tüm Türkiye Ankara’da karardı
Yaralılar, ölüler paramparça
Anneler çocuklarını aradı

Tüm barış yollarını kapattılar
Halkın ortasına bomba attılar
Sıhhiye’den kan sel gibi akıyor
Yine ne çok yürekler yaktılar

Barışa Yol Vermediler

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Bugün bana bir acı haber geldi
Sanki toprağı sürükleyen seldi
Diyorlar barışa pusu kurulmuş
Aldığım haber yüreğimi deldi

Ankara tren garı kanla dolmuş
Sıhhiye’yi bir alev, ateş bürümüş
Her şehrin gülleri sararıp solmuş
Acep oğluma, kocama ne olmuş

Kocamla, oğlum kol kola girdiler
Ülkemize barış gelsin dediler
On binlerle Ankara’ya ulaşınca
Biz halklara kötü haber verdiler

YÜREKLERİMİZ VERDİK HALKLARA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Burası Ankara kanlı Ankara
Dört bir yandan geldik girdik saflara
Barış için yürüyoruz el ele
Yüreklerimizi verdik halklara

Sancıyor yüreklerimiz sancıyor
Kanayan yaralarımız acıyor
Çığlıklarımız Türkiye’yi sardı
Üzerimize bombalar yağıyor

Sanmasınlar biz öldük biz ölmeyiz
Barıştan, özgürlükten vazgeçmeyiz
Sıhhiye olsa da dert, keder meydanı
Yemin olsun yolumuzdan dönmeyiz

KAN KESİLEN ANKARA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sloganlarımızla umutlarımızı harmanladık biz
Devrimci duygularımızla barış, eşitlik için
Faşizme, cehalete, diktatörlüğe karşı
“Savaşa inat barış hemen şimdi”
Pankartlarıyla el ele kol kola
Sıhhiye Meydanına yürüdük biz
Burası Ankara bu şehir kanlı şehir
Emir gelmiş kaçak saraydan
Katilleri, cihatçıları sızdırmışlar içimize
İtler peş peşe iki bomba patlattılar aramızda
Tüm devrimci gülümsemelerimiz dona kaldı yüzümüzde

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Şiir beslemesine abone olun.