
Sevgili Arkadaşlarım,
Varmak istediğimiz yere oturarak, uzaktan talimatlar vererek, sadece içimizden dileyerek mücadele vermeden isteklerimize varabilir miyiz?
Bence varamayız...
Bizler çok uzun bir yıllardır iktidar hayali ve özleminde miyiz? "EVET" dediğinizi duyuyorum. Peki yüzlerce, binlerce düşünmüşsünüzdür. Ya da hep kendimize sorabildik mi? Bizler Neler yapmalıyız, biliyor muyuz? Bence, tabii ki biliyoruz...
Harekete geçmek için seçimlere bir veya iki ay kalmasını mı bekleyelim? Hayır!
Sevgili Dostlarım, Değerli Okurlarım, Örgütlerimizin Güzide Yöneticileri, Sendikalarımızın Çalışkan Başkan ve Yöneticileri, Yerel Yöneticilerimiz (Başkan ve Meclis Üyeleri) Mahalle ve Köy Muhtarlarım, Sivil Toplumun Muhteşem Üyeleri ve Yöneticileri, Sevgili Yurttaşlarım…
Bu yazım kanalıyla sizlere sesleniyorum:
Arkadaşlar Cumhuriyetimizin kazanımları bir bir elden gidiyor, Toplumsal olaylarda artık halkımızın kararları alınmadan her türlü usulsüzlükler diz boyu oldu. Ortalık Mahkeme kararları bile beklenilmeksizin her türlü hukuk dışı Adaletsiz uygulama yapılmaktadır.
Türkiye'de Toplumsal Değişim ve Güncel Sorunlar diz boyu
Hızlı Kentleşme ve Göç
Eğitimde Fırsat Eşitsizliği.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği.
Ekonomik Adaletsizlik.
Teknolojinin Etkisi ve Dijital Uçurum.
Genç Nüfusun Durumu.
Sosyal Kutuplaşma.
Çevre Sorunları
Sağlık Sorunları
Mafyalaşma
Hak, Hukuk, Adalet sorunu
Enflasyon…
Daha çok sorun yazabiliriz ki!
Halk dut yemiş bülbül döndü... Bir kısmı gününü kurtarma peşinde. Yarınlar için sorduğumuzda “Allah kerim,” diyorlar. Bizim elimizde de kala kala Ana Muhalefet ve küçük de olsa birkaç muhalefet partisi, zaman zaman yeterli olmasa da bir kısım sendika ve sivil toplum kesimi kaldı…
Sizin de bildiğiniz gibi "Emeksiz emek olmaz!"
Yürümeden hedefe ulaşılmaz, lafla peynir gemisi yürümez…
Masaların etrafında, kahve köşelerinde, içki masalarında "Ne olacak memleketin hali?” diyerek bu memleket düzelmez.
Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getiren uluslar önce onurlarını, sonra özgürlüklerini, daha sonra da geleceklerini yitirmeye tutsaktırlar.
Demek ki ne yapmalıyız?
Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlar, asla yorulmazlar," sözünü ilke edinen sorumluluk sahibi seçilmişler başta olmak üzere hep birlikte bu anlayışla kentlerimiz, ilçe ve beldelerimizin dört bir yanında durmaksızın örgütlü, planlı, programlı çalışmaya devam etmeliyiz.
Saygılarımla,
Ali Cemal Türkmen







Yorumlar
Yüreğine sağlık
Yüreğine sağlık
tesekkür ederim arkadaşım
tesekkür ederim arkadaşım