“Göklerden Gelen Umut”/Kemal Sinan Özmen
Kitap, aslında bir üçlemenin ilk kitabı! Zaten kitapta da üst başlık olarak şu cümleyi görüyorsunuz: “Döngü/Bir İnsanlık Üçlemesi”. Yani kitabın, bir serinin ilki olduğu, akılda tutulmalı.
Kitap, aslında bir üçlemenin ilk kitabı! Zaten kitapta da üst başlık olarak şu cümleyi görüyorsunuz: “Döngü/Bir İnsanlık Üçlemesi”. Yani kitabın, bir serinin ilki olduğu, akılda tutulmalı.
Kavanozdaki Kayınvalide
Yücel on beş yaşından beri Hollanda’da yaşıyordu.
İkinci Dünya Harbi’nden sonra milyonlarca gencini kaybeden Batı Avrupa ülkeleri, Türkiye gibi az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerden yoğun işçi talep eder. Yücel’in dayısı da o ilk gelenlerdendir.
Sözleşmeli işçi olarak Hollanda’ya gelen dayısı kompresör fabrikasında çalışıyor, hem de fabrikanın tercümanlığını yapıyordu.
Aşkları ilerleyen ikili, böylece kitap boyunca bize sistemin çelişkilerini, para hırsını, bencilliğini, aşkı, ülke siyasetini, devrimci mücadeleyi sorgulatır. Tabii ki daha pek çok karakterle birlikte! Türkali, karakterlerini gayet sahici ve akıcı bir şekilde kurgulamış. Kitap boyunca her bir karakterin psikolojik derinliklerini, gelişimlerini, akıcı bir dille izliyorsunuz.
Hey, Sen, Dışardaki, Merhaba
Bizler içerde yıllardır yazıyor, çiziyoruz. Bir şeyler üretmeye, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz ama açıkçası pek ilgini çekemiyoruz. Bizim yaptıklarımıza genelde uzak duruyor, burun kıvırıyorsun. Gerçi okumak, görmek isteyen de bulamıyor, bu da ayrı bir dert. Sonuçta dört duvarın içinde bir de ilgisizlik, görünmezlik fanusuyla kapatılıyoruz.
Bu konuda bir değişiklik yapmak ister misin?
10.03.2021
Sevgili Adil OKAY,
Sözcüklere kanat takıp, gönlümün surlarından atarak uçurmayı deniyorum. O’nu duyumsamaya, kavramaya çalışıyorum. Sizin deyiminizle; “uçurumun özgürlüğünü” tatmak istiyorum.
Öncesi olan ve 72 günlük ömründe de, nice pratiklere sahne olan Paris Komünü’nün bedeli; sadece 72 gün öncesi ve içerisindeki savaşlarla sınırlı kalmamıştır. 5 yılı aşkın bir süre boyunca, neredeyse bir “Komünar Soykırımı” gerçekleştirilmiştir. Ardından Komünarlar, yerlerinden-yurtlarından edilmiştir. 1872 ile 1878 yılları arasında yaklaşık 4200 kişinin ve Kadın Komünarlar’ın da gönderildiği, Avustralya açıklarındaki bir takımada olan Yeni Kaledonya; bir ceza kolonisi olarak kullanılmıştır.