DÜŞÜNME ENGELLİLER

A.Z. ÇAMUR kullanıcısının resmi
Çevremizde kimi insanlar vardır ki, çevrelerinde gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını kendi bakışlarıyla değerlendirmekten acizdirler.

           Çevremizde çeşit çeşit insanlar görürüz. Kimileri bir kazada ayağını yitirdiğinden yürüme engellidir. Kimileri geçirdiği hastalıklar sonucu görme ya da işitme engellidir. Bu insanların bir ya da birkaç organları işlevlerini yerine getiremez. Ama duyan, düşünen pırıl pırıl, ışıl ışıl beyinleri vardır. Ürettikleriyle, yarattıklarıyla , bir çok sağlam insanın yapamadıklarını başarırlar.

Çevremizde kimi insanlar vardır ki, çevrelerinde gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını kendi bakışlarıyla değerlendirmekten acizdirler. Okudukları gazetelerin, yazarların ya da inandıkları insanların düşüncelerini kutsal bir kitabın sözü gibi kayıtsız, koşulsuz kabullenirler. İnandıkları, doğru söylediklerine koşullandıkları insanların, siyasetçilerin sözlerini benimserler, istemlerini buyruk sayarlar. Hatta bu kişilerin saldırdıkları, karaladıkları insanları öldürmek, yakmak, yok etmek isteği duyarlar. Ülkemizin toplumsal tarihinde örnekleri çokça görüldüğü gibi öldürürler, yakarlar.....

Düğmelerine basıldıkları zaman yapamayacakları şey yoktur bu insanların. Düşüncelerini koşulsuz kabullendikleri  insanlardan gelen irade doğrultusunda göz dağı verirler; kendilerine ters gelen  her doğru ve düzgün şeyi kırmak,  parçalamak arzusu duyarlar.   Kimileri de kaba güçle değilse de sırtlarını  dayadıkları kalın sermayenin gölgesinde sahip oldukları yayın organlarıyla ver yansın ederler. Kendileri gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı tanımamak için her türlü yöntemi kullanırlar.

Peki, kimdir bu insanlar? Adları, kimlikleri nedir?  Adları pek önemli değil ama görüldüğü kadarıyla bu kişiler düpedüz düşünme engellidirler. Kendileri düşünemezler. Bu kişilerin beyinleri soyguna uğramış banka kasası gibi bomboştur. Artık kendileri düşünemedikleri için mutlaka onlar için düşünen birileri çıkacaktır. İşte düşünme engelli kişilerin yapabilecekleri tek iş vardır: Kendi yerlerine düşünenlerin tetikçiliğini yapmak.

Yüzyıllar öncesinden gelen bir ses, düşünür EPİHARMUS, insandaki en büyük eksikliğin düşünme eksikliği olduğunu vurguluyor: “İnsan düşünce ile görür ve duyar; her şeyden yararlanan, her şeyi düzene sokan, başa geçip yöneten düşüncedir. Geride kalan her şey kör, sağır ve cansızdır.”

Görülüyor ki insanı insan yapan, onun düşünebilme yeteneğidir, düşüncelerini üretime dönüştürebilme gücüdür. Düşünce üretemeyen kişi ve toplumlar, kendilerini de yeniden üretemez.  Artık onlara düşen şey ya televolelerin, popstar programlarının beşiğinde sallanmak, ya da dedikodu makinelerini yağlayıp durmaktır.

Bir toplumda düşüncenin üretim ve değişim gücünün tükenmesi; bilimde, dinde, toplumsal yaşamda “dogmalaşma”yı doğurur. Dogmaların, yani kalıplaşmış, dondurulmuş düşünce ve anlayışların kölesi olmuş toplumlar ise Çağın gerisinde kalmaya, uygarlık yolunda ilerleyenlerin bastığı yerleri süpürmeye mahkûmdur.

Yolda, yolakta, köşede, bucakta bir koltuk değnekli, bir beyaz bastonlu görsek, insanca bir tepkiyle üzülürüz, yüreğimiz burkulur. Halbuki bir ya da birkaç organı işlevsiz olsa da bu insanlar, yüreklerindeki cevheri yitirmedikleri sürece ışıl ışıl beyinleriyle üreticidirler, yaratıcıdırlar. Topluma yük değildirler. Hatta bazıları, toplumu da sırtlar...

Yaşamda gerçek acınası kişiler, merhamete gereksinmesi olanlar; düşünme engelli, ödünç düşüncelerle yaşamaya çalışan zavallılardır. Toplumdaki yerleri bir cezve, bir pense ya da mangal maşası kadardır. Kullanamazlar, kullanılırlar.

 

ALİ ZİYA ÇAMUR

Kategori: 

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...