
surun efsun iklimi içime dolanıyor
kanatıyor vahşi telaş ince ince
beni bir bitik hâl almış şimdiden
renklerin en hassası dalmış yüreğime beyaz
sahici ispinozum kalmış güvertede
manolya, ekşi limonum benim
hatır sual meydanında bitlenmişim
haytaşıp kavgamı, sırt giysimi silmişim
sokaklardan kalabalıktan kaçtığım benim
cüzdanımı, adımı çaldılar
kederden beladan fakirane yıllara daldırdılar
üşümüşüm tenha bir duvar dibinde
bir kış selamında dövülmüşüm
yalnızlık dök içini, sessiz ulaklar çağır peşinden
kimse gelmez ki bilenir hınç
bilinir ki yalnızlık pencereden irkilen soğuk bakıştır
ansızın kalp krizi bocalar bünyeyi
ölüm ambulans sireniyle yola vurulmaktır
huzura bulandığım mutlu olmamaktır ilacım
bu bakır dünyanın, değersiz hayatın üstüne kocaman billur takı takmak boşunadır
ki tabut tahtadan kefen beyazdan
en iyi yol en iyi fikir hasletim
var gitsin kötülükle savaş
seviyorum ömrüm, seni kötülükle savaşırken görmeyi
emret iyiliği seviyorum seni ömrüm






