GÜLÜŞÜN KALDI BENDE

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi
Şair ve Yazar olan Mehmet Kazım Ablak’ın 12 Eylül öncesi Devrimci mücadeleyi anlatan Anı-Romanı Gülüşün Kaldı Bende zevkle okudum. Şiir tadında, öylesine betimlemeler yapar ki yazar, şiir okuyor sanırsınız. Yazar 12 Eylül sonrası yakalanıp kolları kelepçeli Ozan’ı geçmişe, anılarına, İzmir’de Sıla ile başlayan serüvene götürür. Kitabı okurken kendinizi bir sinemada film izliyor sanırsınız.

Romanın her satırında Ozan ve Sıla vardır. İkisinin gece yollarını aydınlatan Çulpan (Çobanyıldızı) vardır. Birbirlerini özlediklerinde, aradıklarında, selam göndermek istediklerinde başvurdukları bir dosttur, sırdaştır ayrıca Çulpan. Sıla bir gece “Ozan, bana bir şey olursa bu Çulpan senin olsun” der. Ozan da “ Ben her şeye hazırım ama sensiz olmaz Sıla” der.

Ozan sendikal mücadele içinde özveriyle çalışan bir devrimcidir. Devrime, partisine, halka olan inancı tamdır. On yedi yaşında girmiştir bu kavganın içine. İzmir Bornova’da hayatına girer Sıla. Her şeyidir artık o. Aldığı nefes, içtiği su...

Sonra görev icabı ve okulu yüzünden Ozan Burdur’a gider. Orada sendikal mücadele ve sokakta bulur kendini. Yeni dostluklar, edinir. Bir halk adamıdır ayrıca. Öylesine saf, temizdir ki, bir anda herkesin abisi, kardeşi, oğlu olur.

Sıla son sınavını verip Bornova’daki evine dönerken onu takip eden kırmızı Ford marka bir otomobilden faşist güçler tetiğe dokunur, vurulup bir ceylan gibi toprağa düşer.

 Ozan olacakları önceden sezmiş gibi, “Baba bugün dağlar yeşil boyandı/ Kim yattı kim uyandı/ Kalbime ateş düştü/ İçinde yar da yandı/ Su serptim ateş sönsün/ Serptiğim su da yandı.” Kalbindeki ateş sel olur gözlerinde Ozan’ın. Sıla yetmemiştir! 1 Mayıs Taksim kana bulanır. Yetmez bu kez Kahramanmaraş’ı kana bular kan emen yüzlerce başlı ejderhalar.

Hayat akıp gider yoluna. Ozan okulunu bitirip öğretmen olur. Tayini Konya’ya çıkar. Ara vermez mücadelesine. TÖB-DER’e üye olur. Sıla karanlıklarda hep ona ışık olur, yol gösterir. Ve Askeri faşist darbe olur.  Bir yıl sonrası birisi yakalanıp çözülür, Ozan'ın ismini verince yakalanır, tutuklanır. Onun için tutsaklık günleri başlar.

 Yazar Ozan’ın yakalanma sonrasını Postal Çiğnedi Düşlerimi’nde anlatmaya devam eder…

İyi ki varsın Mehmet Kazım Ablak Hocam. Umutsuz ve şiirsiz kalmayın.

Necmettin Yalçınkaya  Edebiyatçı- YAZAR

 

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...