ÖYKÜLER

Ah İbrahim/ Kara Gözlü İbrahim/ Göklerden mi Geldin?/ Yıldızlardan Mı?

Vildan Sevil kullanıcısının resmi

Güllü, sağ koltuğunun altına sıkıştırdığı, avaz avaz bağıran, kıyameti koparan İbrahim’i kucağıma fırlatırcasına bırakıyor. 

Ranzanın alt katında, sırtımı yastığa dayayarak oturmuş kitap okuyorum. 

Kadınların bağrış çağrışı, şakalaşma, kavga, tencereye vurularak çıkarılan dümbelek eşliğinde şarkı türkü sesleri… 

Bangır bangır bir TV, kadınların ellerindeki radyolar… 

Bunalan, istekleri bitmeyen çocukların ağlayışları, oyun çığlıkları, kahkahaları… 

Bir cümbüş, bir cümbüş… 

Kaçak Gecekondu 2

Şenol Durmuş kullanıcısının resmi

Sonrası malumunuz çöküş ve geriye dönüş seferleri başlıyordu. İstanbul’un fethinde de köylülere söz verilmesine rağmen şehir alındıktan sonra hiçbir köylü şehre sokulmamış geriye memleketlerine davul zurnayla yollanmıştı. Bin yıllık bir krallık otoritesini yıkan mavi gözlü adam 1923’ten sonra İstanbul’un kapılarını köylülere açmıştı. Yüzlerce yıldır İstanbul hayaliyle yanıp tutuşan köylüler nihayet yola çıkıyordu. Yine padişahlık dönemlerinde olduğu gibi bir yolculuk başlıyordu. Ama bu defa ellerinde herhangi bir kılıç ya da balta yoktu.

DİL ATEŞİ

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Ölümünden iki ay sonra, onu onun diliyle anlatmak, dolayısıyla kendimi, yani ömrümün özünü özetini, yaşadığım her anın, her ayrıntının bastırılmış hesapsız hürriyetini anlatmak isteği, karşı konulmaz bir güçle benliğimi sarıp sarmaladı. İçimde zaten çocukluğumdan bu yana, özellikle okul sıralarında kendimi kendi dilimle başkalarına anlatamama gibi düğümlenmiş kör bir sıkıntı vardı. Beni günün ve tarihin dışına iten bu habis sıkıntıdan, yazarsam kurtulacağımı sanıyordum.

Kaçak Gecekondu

Şenol Durmuş kullanıcısının resmi

"Kardeşim bizimkiler Orta Asya’dan cümbür cemaat toplanıp buraya gelmiş. Zavallı Doğu Roma zaten çökmek üzere. Batı Roma’yı zaten Allah’ın belası orman kaçkını Almanlar mahvetmişti. Bizim insanımızı bilirsiniz. Düşene bir tekme bende atayım demiş. Sonra malumunuz onları bozguna uğratmışlar. Sonra oraya yerleşmişler. Şimdi bizimkiler hep çadırda yaşamaya alışmış köylü bozuntuları. Malazgirt’te ilk defa ev denen bir yapıyla karşılaşmışlar. Tek katlı, bazıları iki katlı, kilise, tiyatro gibi birçok yapı görmüşler.

Bir Ayrılık Şarkısı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 Elinde kumanda aleti, başladı kanallar arası gezinmeye. Bu uğraşı bir müzik kanalında şimşek gibi son buldu! Onu yıllar öncesine davet eden bir şarkı çalıyordu... Dondu âdeta! Nefesi daraldı. Derin bir iç çekti. Şarkı onu birkaç saniye içerisinde kendinden kopardı aldı yıllar öncesine, yetmiş sekizli yıllara götürdü. Ve özlem dolu bir gezintiye çıkardı. Hani şu 18 yaşlarında olduğu; kabına sığmayan, enerjik dönemini yaşayan, yarın bakışlı, özlemleri deniz, hasretleri okyanus olduğu zamanlara.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.