YENGE BİZ BİR HATA YAPMIŞTIK "2"
İkinci bebeğine bir yıl önce trafik kazasından kaybettikleri kayın biraderinin adını koymuşlardı.
İkinci bebeğine bir yıl önce trafik kazasından kaybettikleri kayın biraderinin adını koymuşlardı.
Bir dilim ekmeği ile katık edeceği dolabını açıp baktığında maalesef hafta sonu alışveriş etmediğinden ne peynir ne de başka bir şey bulabildi. Yıllarca dolabında sakladığı -kendi ürettiği- zeytinlerden birkaçı ile de akşamı atlatacağını düşünmüş olacak ki, zeytinleri çıkardı, yanına bir de domates doğrayarak masaya yerleştirdi, sonra ekmek sepetinden plastik torbaya sarılı ekmeğini çıkardı, çiçeklendiğini görünce, “neyse” deyip, “ben de ekmeğim yoksa börek yapar yerim” diye mırıldandı.
Genç kadının eşi, devlet memurluğu sınavını kazanmış ve tayini İzmir'e çıkmıştı. Önce kocası gitti. Ev bulup kiraladı ve birkaç hafta sonra evini taşımak üzere tekrar memleketine döndü. Eşyaları bir kamyona yükleyip gönderdiler, kendileri de otobüsle İzmir'e doğru yola koyuldular.
Cıvıl cıvıldı sınıf. Kızlar, ayrı oturur, ayrı takılırlardı. Her birimizin gözüne kestirdiği, ‘’Benimdir’’ dediği biri vardı ki, benimkisi Elif’ti. Tatlı mı tatlıydı. O da bunu anlamış olmalı ki, elini çukurca açar, kardeşlerimden fazlasıyla aşırdığım, üzüm ve fıstıklarımdan az sızdırmazdı. Hangi kızın hangi oğlana ait olduğunu bilir, ona göre davranırdık. Tartıştığımız da olurdu ama bundan kızın bile haberi olmazdı.
Bu uzun boylu, iri yapılı kadını nereden tanıdığım aklıma gelmiyordu, çıkaramıyordum. Soruyu tekrarladı: "Sizi bir yerden tanıyorum fakat çıkaramadım." Zihnimde aniden bir ışık yanar gibi oldu ve ağzımdan çıkmış bulundu: "Apo sen misin?" Gülümsedi bu kocaman gülüşü ve simsiyah gözleri unutmam mümkün değildi aslında.
O hep farklıydı diğerlerinden. Çalıştığım atölyeye ilk geldiğinde annesinin elini sıkı sıkı tutan ürkek bir çocuktu.
Kendine bir eş seçmiş olması bile bir mucize.
Demek ki dış görünüşe aldırmayan, onun ruhunda bir takım güzellikler gören bir eş adayı buldu kendine.
Asıl olan da budur zaten. Ruhun güzelliğidir. Ama göremez çoğu kimse. Dış görünüşüne göre değerlendirir karşısındakini. Hele de bazı çevreler giydiği kıyafetin markasına bakarak değerlendirir karşısındakini. Evinin eşyasına bakarak değerlendirenler de gördüm.
Bazısı da pis ya da temiz oluşuna göre değerlendirir karşısındakini.
Bazısı da eğitimine göre davranır.