ÖYKÜLER

YİTİRENLER, BULANLAR ve TOTEM

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Arkadaşımla beraber yemek sonrası sokakları turlayalım, dedik. Maksadımız biraz stres atmak ve de hava almak.

Yolumuzun hemen üstünde ilköğretim okulu var. Her yer çiçek bahçesi… Kelebekler gibi koşuşan çocuklarla dolu. Sesler o kadar güzel ki! Dünyadan hiçbir müzik çocukların sesleri kadar hoş gelmez kulağıma. Hele bir de mutlularsa, gülüp oynuyorlarsa, tadına doyulmaz.

AKRABA MI, ARKADAŞ MI?

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Artık bu tasarrufu değerlendirmenin zamanı geldi’ diye düşündü. Aklında küçük bir arsa veya bir daire almak vardı. Bu düşüncesini eşi Ali Rıza'ya anlattı. Eee erkek bu! Paranın kokusunu alırsa, aklına gelen ilk şey ne olur? Tabii ki arabasını değiştirmek! Necla ne kadar dil döktüyse, "bu araba bize yeter, yapma etme" dediyse de nafile söz geçiremedi kocasına.

Ali Rıza günlerce arabaları araştırdı. O bayii senin bu bayii benim. Sonunda kararını verdi. O çok beğendiği kırmızı arabayı aldı. Necla çaresiz elinde avucunda ne varsa verdi kocasına.

"Kaan" dedi Amfinin nefret ettiği Ses/ Kaan Yasin Ersoy

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Tarih hocası seni odasına çağırıyor" dedi. Cevap vermedim, herhangi biri tarafından herhangi bir şekilde cevap verilmemeliydi ona. Kötü ve fazlasıyla sesliydi.

Bir tarih hocasının benim gibi birinden ne isteyebileceğini düşündüm, her şeyimi verebilirdim ona; hayal kırıklıklarımı, umutsuzluklarımı, mutsuzluğumu ve çirkinliğimi. Hak ediyordu bunu, yaşaması ve konuşması gerekenler vardı ve o da onlardan biriydi. Ben de biriydim sadece biri...

Der Kâfer -Böcek-

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Der Tee gefiel ihm nicht... der Tee hatte ihm nicht geschmeckt... Er stellte seinen PC an, surfte im Internet, surfte in verschiedenen Webseiten, trotzdem verging die Langeweile, die er in seinem Innersten verspürte, nicht. Er loggte sich in das MSN ein, niemand war dort anzutreffen... Er warf einen Blick in die Zeitungen, die Nachrichten; die er las, machten ihn schwermütig... Er zog sich etwas an und rannte nach draussen, auf die Strasse, ein Enge Gefühl war ihm überkommen. Er ging aufs Geratewohl in eine Richtung.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.