ÖYKÜLER

Lanetli ceket

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Ben her zaman bu tatlı sözleri duyardım. Allah’a teşekkür ederdim, böyle değerli insanları karşıma çıkardığı için. Bir gün beni aradı. Çok ısrar etti. Kalkıp kahvehanesine gittim. 2 lira verip dolmuşa binip gittim. Kapıdan içeriye geçince beni bekler halde buldum onu. Kalkıp önüme geçti. “Bir dakika bekle” dedi. Çamaşır deposuna doğru gitti. Bir naylon torbayla geri geldi. Torbadan eski bir ceket çıkardı. “Bunu üzerine giy” dedi. “Bu sene getirdim kendime, ama üzerime küçük geldi. Sana olur ama.” 

Çiçek Mevsiminde Aşk

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Gülümseyen fotoğrafına gözleri takıldı. Kendisi de gülümsemeye başladı.  Hemen yanı başındaydı sanki. Kokusunu duyumsuyordu.

 Telefonuna bir mesaj sinyali geldi. ‘’Sonra bakarım,’’ diye geçirdi aklından.  Dayanamadı açıp baktı: Sevgilisiydi. Kendisine bir sürpriz yapacağını yazmıştı.  Heyecandan ne yapacağını bilemedi. Balkona çıktı. ‘’Ne yapmak istiyor bu deli kız?’’ dedi fısıldayarak. Umutlandı. Tek bir sefer de olsa onu görmek istiyordu.

Renkli Ceket

Ali Vafi kullanıcısının resmi

Paltar (elbise) satan mağazanın önünden geçtik. Behzat bana mağazanın vitrinindeki kahverengi kot şalvarı gösterdi. (Ceket-şalvar)
“Bu kot şalvar, sana çok yakışır.” dedi. 
“Benim üzerimde o kadar param yok ki! Bu kışın ortasında 120 lirayı bu elbiseye verem.” dedim, “ gaz ve elektrik parası ödemezsem, ay sonunda kesilir yoksa. Bu kışı soğukta geçiririm…”
Yolumuza devam ettik… Sözün özü benim yüreğim de o paltara vurulmuştu. Ama param yoktu işte ne yapayım? Cebimdeki param ancak gaz ve elektrik parasına yetiyordu.
Yolda Behzad:

Bir hata bin emeği götürür

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen serbest göçmenlerin arasında yeni evli bir çift olan Sabahattin Bey ve Hasibe Hanım da bulunmaktaydı. O dönemde göç edenlerin büyük bir bölümü daha önce Türkiye’ye göç eden akraba veya komşularının yoğun olduğu bölgelere kendi imkânları ile yerleştiler. Sabahattin ve Hasibe Bursa'ya yerleştiler. Akrabalarının desteği ve yanlarında getirdikleri bir miktar nakitle küçük bir ev kiraladılar.

küçük kız sevgi kokar

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Zaman akıp gitmişti. Gece yarısını çoktan geçmişti. Okumayı çok severdi; kâh gazete, kâh kitap ne bulursa okumaya bayılırdı. Kim bilir belki de kitap okumanın yasak olduğu o yetmişli yıllarda, okumak ona daha cazip geliyor da olabilirdi. Haksızlık etmemek lazım, dayısının evinde yaşayan Küçük kız, dayısının da gece geç saatlere kadar gazetelerini okumayı bitirmeden uyumamasından etkilenmiş de olabilirdi.

Herkes uyumuştu çoktan.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
ÖYKÜLER beslemesine abone olun.