Bir hapishane hikayesi: Tesadüf...
TESADÜF
(Bir Hapishane Hikayesi)
TESADÜF
(Bir Hapishane Hikayesi)
Seyit Oktay’ın, Ceylan Yayınları tarafından basılan “Kayıp Masal” adlı romanı, ilginç kurgusu, insan ruhuna ışık tutan engin bilgeliği ve şiirsel atmosferiyle okunması gereken bir eser.
Kitabın kapağını açmak, bir hazine sandığının kapağını açmak gibi. Büyük bir ustalıkla oluşturulmuş kurgu, incelikle işlenmiş ışıl ışıl cümleler okuyucuyu, bir hazineyi adım adım keşfetmenin büyüsüne sürüklüyor.
FİRARİ YAZILAR KİTABINA DAİR DEĞİNMELER
(İçerideki Yazarlarla Söyleşiler)
Havalandırmada (cezaevi avlusu) geziyordum. “Seni mazgaldan çağırıyorlar” dediler. Gittim baktım, “Firari Yazılar geldi, al” dedi ilgili personel, daha lafı bitmeden, mazgal1 kapanmadan arkadan sesler yükselmeye başladı.
“Kim firar etmiş?”
“Geri mi getirmişler?”
“Niye yakalanmış? Nereliymiş?”
“Ne zaman gelecek? Sen nereden tanıyorsun?”
“İnsan firar ettikten sonra bir daha gelir mi?”
***
Kapı-Kış
Yaşam, aşk, kadın-erkek ilişkiler, sevmeler, beklentiler, umutlar, umular, umulanlar, unutulanlar, unutulmayanlar… Ve şizofreni…
YAPRAK VE RÜZGARIN DANSI...
“Ben bir yaprağım. Hangi ağacın yaprağı olduğum önemli değil. Bir bahar sabahı ait olduğum ağacın tomurcuğa durmasıyla yeşermeye başladım. Ağacım yağmurla beslenirken, ben damarlarından bana ulaşan hayatla yeşeririm. Dalımda açar, acele etmeden büyürüm. Büyüdükçe, kış boyunca kurumuş, çöle dönmüş ağacımda hayat yeniden başlar. Rengim hayatla özdeştir. Ağacı büyüleyici kılan ben ve kardeşlerim bir de gölgemizde büyüyen ağacımızın meyvesidir.”
"KUŞLARLA DANS"
Alihan DEMİR ’in Sis Yayınları’ndan çıkan romanı, moderniteye dair uzun bir eleştiri diye nitelendirebilir. Karşılaştığım ve okuduğum tek kitabı yine de bir değerlendirme yapacak olursam: YA STAR! Bir çığlık, bir tanrıçanın iç dökümü… Bir kadının çaresizliğinden, çare yaratan yürüyüş anlatısı. Zamane insanının, kadın şahsında kendini; tarihin başlangıcı sayılan Sümer’de Tanrıça İştar kimliğinde bulma arayışı. Özgürlük haykırışı!