bir eğiliş şiiri
başladı hayat
ölüme dek
ayrılıkta, iklimde gezen
eller gibi yalın ayak
kader yüzü gerilmiş
efsunkar seslerle irkilmiş
işte sınavıdır hayatın girişi
girdabında sönen mumun yiyişi
mahşerin nice hasretiydi bekleyiş
tırpanları bileyen güneşler gibiydi
bembeyaz içimize dolan aylar gibiydi
sevgimizi yükselten saylar gibiydi
yalnızlıktan geçip giden taylar gibiydi
yollara umuda ahenk veren tarlar gibiydi
şimdi ansızın serinlik vururken
sen ki hep tebessüm takansın






