Yaşama Dokunan Ekonomi İle Örgütlenme Modeli (4)
Oldum diyenler başta tanrısını, kendisini, ailesini ve toplumu aldatan en büyük ahlaksızdır.
Oldum diyenler başta tanrısını, kendisini, ailesini ve toplumu aldatan en büyük ahlaksızdır.
Eğitimle ilgili diğer önemli noktaysa, bilimsel eğitim konusudur. Bu da kültürlü olmaktan bağımsız değildir. Her devlet kendisinin daha nitelikli eğitime sahip olduğunu iddia eder. Ancak herkesin doğru söylediği anlamına gelmiyor. Bilimsel eğitimin varlığı, devletin halkıyla barışık, evrensel insan haklarına bağlı, üniversitelerin özerk şekilde bilimsel teorik bilgi ve tekniği üreterek, dışa bağımlılıktan kurtarmasıyla ölçülür. Dünya toplumlarının genel eğitim durumlarına baktığımızda, şu sonuçları görebiliyoruz.
Dünyanın her toplumunda aldığı ücret ve yaptığı işin getirisini anormal düzeyde aşacak varlığa sahip olmak mafya, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, talan, çökme ve el koymanın dışında asla mümkün değildir. Çalışarak gerçek emeği ile zengin olan insan hiçbir toplumda görülmez. Tüm bu ikiyüzlü siyaset anlayışlarını ortadan kaldıracak modelin, “Yaşama Dokunan Siyasetle Örgütlenme Modelidir” diyoruz
Sağcı, solcu, dinci, liberal tüm siyasetler, insan yaşamına girdiği günden bu zamana kadar, yaptıklarıyla insanlığın sorununa cevap olmak yerine, daha çok sorun yaratan oldular. Mevcut siyasi yapılardan bir avuç oligarşik grubun dışında, kimse memnun olmadığına göre, klasik siyaset anlayışların hepsi değişmelidir. Değişime direnenlerse en kısa zamanda tarihin siyaset çöplüğüne gömülecektir. Bu yüzden 21.yüzyıl siyaseti, “Yaşama Dokunan Örgütlenme Modelidir” diyoruz.
Tapınma Kelimesi: Etimolojik kökeniyle Moğolcadan gelir. Ve Moğolların Mani inancındaki bağlılıkta ifade ettikleri gibi, “Tab veya Tap - ın - mak şeklinde kullanılır.
Arapçadaki Tapınma Kelimesi: Yaebud’dur.
İnsan düşüncesini egolarını tatmin için kullandığı sürece ki kullanıyor, yarı ve sakat düşünen süperegoist hayvan demektir. Bunun kanıtları, insanlık tarihi boyunca kan ve gözyaşının henüz dinmemiş olmasıdır. Daha çarpıcı örnekse, sekiz milyar insandan en az 7,5 milyarı, hayvani güdü doğrultusunda düşünüp hareket etmesidir. Tüm bu gerçekler insanın ruhsal ve duygu açısından, henüz hayvanlardan ayrışmadığını gösteriyor.
Halkları birbirine düşürme, çatışma, savaş politikasıyla, on binlerce asker ve vatandaşının ölümüne neden olup, bundan övünerek bahseden ülke, Amerika ve Türkiye’den başkası değil. Diğer devletlerin sicili de temiz olmasa da Amerika ve Türkiye gibi, dünya maskarası olmamaya dikkat ederler. Ve en çok başarı gösterdikleri politikaları, kendi içlerinde asırlar boyu sürecek iç çatışmaları bitirip, düşük nitelikte de olsa barış içerisinde yaşamalarıdır.
Orta Doğu ülkelerinin tamamına yakını, yüzyıllarca batılı kültürlerin egemenliği altında yönetilmelerine rağmen, saplantılarından bir milim vazgeçmiş değiller. Bunun temel nedenleri, icat ettikleri Tek Tanrıcı peygamberlik kültürün yarattığı ukala psikolojide aranmalıdır.
.
Birlik sağlamak Aleviler için yemekten içmekten daha önemli temel bir konudur. Çünkü tarihi en az 2500 yıl önceye dayanıp, çağının en hümanist ve demokratik bir inanç yapısıdır. Böyle bir inanç yapısını Ortadoğu’da yaşatmak, insanlığı yaşatmak demektir. Ancak gerek dünyadaki haksızlıklar gerekse bölge devletlerinin vahşi bir yaşam anlayışına sahip olması, Alevileri her alanda kuşatıp asimilasyona tabi tutmuştur. Alevilerin kendi içlerindeki olumsuzluklarda eklenince, inançlarını modernize edemedikleri gibi bir türlü birlikte sağlayamamışlardır.
Aleviliğin Yolda Birlik sağlamasındaki engellerden en önde geleni, Alevilik inanç felsefesi olarak görevi ve işi olmadığı halde, pozitif bilimsel alanlara giren konuları kendi ilkesiymiş gibi savunmasıdır. Şayet Alevilik bilimsellikten dem vuracaksa, pozitif bilimlere gerek yok. Pozitif bilimler varken, inanç felsefesi olarak Aleviliğin doğacılığı gereğinden fazla yüceltmesi, çıkış yolu bulamayıp bir çeşit işgüzarlıktan başka bir anlam taşımıyor. Her inançsal düşünce öz yapısına dayanan konularda fikir belirtip, kendi tabanının o doğrultuda yaşamasını ister.