Temel Demirer ağ günlüğü

Dört Günlük “Bi Şey”

Temel Demirer kullanıcısının resmi

“Bilincimizi giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna bulaştırdık, bu da yetmiyormuş gibi gözlerimizi içimize dönük birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla yadsımaya çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç sakınmadan gözler önüne serer hâle geldi,”[2] diye tarif edilmesi mümkün olan bir ufukta; Miguel de Unamuno’nun, “Gözle görülen evren, kendini-koruma içgüdüsüyle yaratılan evren, çok dar geliyor bana.

Yeşilçam’lı Türk(İye) Sineması[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bilgili olduğumuz kadar

cahiliz de.”[1]

 

Giovanni Scognamillo’nun, “Sinema, çünkü her şeye rağmen ve her şeyi ve hâli ile bir büyüdür, Laterna Magica’nın, Büyülü Fener’in devamıdır, en evrimleşmiş, en teknolojik son şeklidir,”[2] notunu düştüğü güzergâhta Yeşilçam’lı Türk(iye) Sineması, toplumsal tarihimizin önemli bir kesitidir.

Yazmak Eylemine Mündemiç Notlar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.”[1]
 
“Yazmak”ın fiilsiz olamayacağını, yani “eylem” olduğunu düşündüm her daim. Ayrıca eylemin “olmaz olmaz”ının da, eleştiri olduğundan şüphe etmedim.
Yazmak meselesine, Eugene Ionesco gibi baktım: “İnsan yazmaktan kaçınmalı belki. Ama bu olabilirlik yeni bir sorun çıkarıyor ortaya; hareket etmeli mi etmemeli mi, yaşamalı mı yaşamamalı mı, herhangi bir şeyi yapmalı mı yapmamalı mı, çünkü hepimizin bildiği gibi yazmak da bir çeşit eylemdir.”

Sanat (Ve Tiyatro) İle Hayat[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Bertolt Brecht’in, “Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum! Doğru söz delilik,” diye tarif ettiği bir kesitten geçerken; böylesi bir kesitin “Gel seninle bir daha ağlayalım; yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanamayacaklara,”[3] diyen Oğuz Atay benzeri bir tutumla aşılamayacağına inananlardanım.
Karanlık günler ağlanarak, hayıflanarak aşılamaz; yaşama mündemiç (devrimci) sanat (ile tiyatro) da böyle yapılmaz…

Eyyamcı Değil, Her Devirde İnsandı Tarık Akan[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Anlayarak, bir usta kitap gibi
Bir sevda şarkısı gibi
Bir çocuk gibi şaşarak yaşamak.”[1]
 
16 Eylül 2016’da kaybettik Tarık Akan’ı…
* * * * *
Türk(iye) sinemasının siyah-beyaz ama renkli yıllarıydı; sinema ekranında her şeyin net olduğu bir kesitti. İyiler iyi, kötüler kötü, zenginler zengin, yoksullar yoksuldu! Her şey ya siyah ya beyazdı!

Sırılsıklam Bir Âşık: Bedri Rahmi[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

Fırının hası var, ekmeğin hası
Bahçenin hası var, insanın hası
Çeliğin hası var, insanın hası
Gel gör ki her şeyin hası çarşıda satılmaz.”[1]
 
Çarşıya ya da geleneksel önyargılara değil; hayata ve âşka inananlardandı Bedri Rahmi Eyüboğlu; “Âşkın hikâyesini,/ Durmaksızın feryat eden bülbüle değil,/ Sessiz sedasız can veren pervanelere sor,” Mevlânâ’nın dizelerindeki üzere…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
RSS - Temel Demirer ağ günlüğü beslemesine abone olun.