Teodorakis’in Müthiş Yaşamı ile Hazin “Sonu”[*]
‘Yanlış yerde yapılan doğru işlerin, yanlış yapıldığını düşünüyorum’...”[1]
‘Yanlış yerde yapılan doğru işlerin, yanlış yapıldığını düşünüyorum’...”[1]
Her insanın kendine özgü bildiği şeyler vardır. Buna tüm içtenliğimle inanırım. Yalnız her şeyi bildiği iddiasında olan insanların derin ve tehlikeli cahilliğini de görürüm. Biraz önce dedik ya, her insanın bildiği bir şeyler vardır.
Bu dağlarda, bayırlarda dolaşan ve hiç okul yüzü görmemiş bir çoban da olabilir. Öyle ki bir çobanın doğa bilgisi, bazı uzmanlardan fazladır.
Ötekini anlayabilmenin en güzel yollarından biri olarak edebiyat bir sanat, bir fikir, bir yol, her şeyden ötede rengârenk bir yurttur.
Hayatın yazıya dökülmüş hâlidir; insan(lık)a yaşam gücü veren panzehirdir.
Edebiyat her şeyin başlangıcı, hayatın ta kendisi ve en önemlisi hakikâti tanımayı, anlamayı, derinden kavramayı öğretir hepimize/ herkese…
Zihnimizi biçimlendiren edebiyat, bize insanların ruhunu sezme, insanlığımıza hâkim olma, sahip çıkma gücü verir; ama post-modern “röntgencilik” değildir asla!
“Otuz beş yaşındayım, soyluluk unvanım yok, taşınmaz malım yok, ticaretle hiç mi hiç uğraşmadım... hiç kimseyi sömürmedim,”[2] diye tanımlardı kendini.
Biriken kinle
Bahar gelecek
Buğday yeşerecek.”[2]