Güncel

Devrim onun içine sığmıştır da o devrime sığmamıştır

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

 
Ressam Oruçoğlu mu? Fena olmaz, onun en çok severek yaptığı şey resim. Resim insanoğlunun sesten sonraki ilk konuşma dilidir de. İnsanlık mağara duvarlarına çizdiği şekillerle hem bugünün yazı dilini bulmuş ve hem de günümüzün sanat dilini keşfetmiştir. “İyi de günümüz ressamı aydınlanmanın neresinde durur”, dedim ve durdum.

Şair ve devrimci Oruçoğlu da var. Oruçoğlu, bir söz ve kelime ustası ama şairliğini beğenmemiş. Oysa İbrahim Kaypakkaya’ya dair yazılmış en güzel şiirler ona aittir,

“ne güzel öğrenmişsin ustaca söylemeyi, ölümü hiçe sayıp gülmeyi...”

YÂR GÖNÜL BU

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Yâr bana unutturma dileğimi
Parçalama kanayan ciğerimi
Bülbüllerin öttüğü bu bağlarda
Bahar gülüşün sarsın yüreğimi

Kendi güzel, huyu güzel çiçeğim
Dön bak bana sana ne diyeceğim
Ne olur gel şu gönül sarayıma
Sana tüm yüreğimi vereceğim

Engeller geçit versin ki gelesin
Beni gördüğünde bana gülesin
Ay yüzlü, karakaşlı sevdiceğim
Umarım bana bir buse veresin

Yüreğimi yoğurdum sevgin ile
Çağır şu dağlar, taşlar gelsin dile
Eğer bir nebze yalanım var ise
Hayatıma dolsun dert ile çile

BİTMEYEN ARAYIŞ- HOŞÇAKAL AMCA

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Şimdiye kadar büyük devrimcileri hep kitaplardan okurdum. Şahsen tanışmayı düşünmek bile bana bir hayal gibi gelirdi. Araştırmalarım beni 1960'ların ikinci yarısında gelişen sosyalist gençliğin, emekçi kitlelerin verdiği mücadeleye katılan önemli ve tanınmış önderlerine götürdü beni.
 
Teslim Töre, Ergun Adaklı ve Vakkas Özgüler.
 
Vakkas Özgüler'in Besni' de yaşadığını öğrenince sevinçten o gece uyuyamadım. Mutlaka Vakkas Özgüler' i ziyarete gitmeliydim, ama kimdi, neydi soruşturdum.
 

Genç yazara üçüncü öğüt: Dokunulmayana dokunma cesareti

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Geri dönüp baktığımda yarattığım ilk roman kahramanım arkadaşlarımdı. O zaman kaldığım Yozgat Cezaevi’nde bir koğuşta topu topu 9 kişiydik. Bir ara sayımız altıya kadar düştü.  Şöyle düşünün, duvarlar aynı, insanlar aynı, oysa insanoğlu dokunduğu her şeyi değiştirerek bugüne gelmiştir. Bazen yapmış, bazen bozmuştur, ancak bu tip yerlerde hiç bir şey size ait değildir. Ranzalar yere ve tavana montelidir. Dolaplar sabittir.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.