Güncel

KOKULAR

Sıdıka Yakşi kullanıcısının resmi

Bazen kitapları incelerken alır, içlerini açar koklayıp öyle bırakırım yerine. Bir kitaba başlamadan önce, koklar öyle başlarım okumaya.
Ohh bana mis gibi gelir.
Herkes sevmeyebilir bilemem elbette.
Kızarmış ekmek nasıl güzel kokar. Karnım aç değil mi dedin, ama kızarmış ekmek kokusunu duyup da yemek istemeyen insan olur mu? Bilmiyorum.

Güneşin Çocukları Yaşasın Diye

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Hepimizin bildiği gibi ABD, onlarca yıllık rüyası olan, halkların direnişleri sonucu bir türlü gerçekleştiremediği Büyük Ortadoğu Projesini (BOP) cilalayıp isim değiştirerek Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOKAP)olarak uygulamaya karar verdi. Geçtiğimiz yıllarda Kuzey Afrika ülkelerinde ardı ardına adına Arap Baharı denilen, oysa bahardan çok, söz konusu coğrafyanın yeniden kasırga, tufan görmüş bir şekle büründürülmesi olan bir dizi darbe girişimlerini, tüm haksız ve kirli savaş yöntemlerini de uygulayarak kendisine kukla hükümetler oluşturarak uygulamaya başladı..

Hastalığımı Anında Anlatayım Doğal Olsun

Sıdıka Yakşi kullanıcısının resmi

Öksürük midemin oralarında bir yerden geliyor. Dışarı çıkana, öksürene kadar çok fena canım yanıyor. Başıma da bir ağrı giriyor ve resmen kıvranıyorum. Ateşimin 40 derece olduğuna eminim. Her yanım cayır cayır yanıyor. Avuçlarımdan, gözlerimden, ağzımdan ateş çıkıyor. Derecem de yok ki ölçeyim. Gece vakti doktora falan gidemem. Söğüt’teyken giderdik. Oradaki doktorları tanıyorduk. Candan davranırlardı. Bilecik ve Sögüt ilçesinin bazı olanakları Eskişehir'den daha güzeldi. Bazen özlüyorum.

25 YILLIK SEVGİLİ FIRINIM

Sıdıka Yakşi kullanıcısının resmi

Bu zamana kadar da hiç tamir yüzü görmedi. Fırınım bozuldu. Emektar fırınımdan ayrılacağım için çok üzgünüm. Ona bir veda töreni mi yapsam. Birkaç arkadaş cağırsam, bugün pişmeyen böreğimden bir yudum koysam, yanına da başka bir şeyler koysam… Otursak ruhuna bir Yasin okusak dermişim. Fırınımı süsleyerek aşağıya indirip çöpe bıraksam. Bırakınca da başında bir dakikalık saygı duruşunda beklesem dermişim. Fırınımın dili olsa da benimle konuşsa. Birlikte mutfakta onunla neler neler paylaştığımızı anlatsa. eğer konuşabilseydi, benim kitabıma bir konu olurdu. Şu gün birlikte şu böreği yaptık.

KÜRDİSTANİ ELBİSEM

Yıldız Karagöz kullanıcısının resmi

 Boşlukta bir noktacığa dönüşür insan… Bazen kin ve nefret nöbetleri gelir, ölümüne karanlığa gömülür. Kendinden vazgeçmiş, kaşarlanmış ruhlar, hiçbir şey olmamış gibi tiyatro oyunculuklarına devam ederler, her seferinde bir o kadar kirlenerek. Onuruna düşkün olanlarda bu öfke büyük bir düşmanlığa bırakır yerini, hayatı daha derinden analiz edenler öfke bile duymazlar, bilirler ki, yara almış ve kirlenmiş ruhların ne kendine ne de çevresine bir yararı olur.

Haykırmak İstiyorum!/ Saadet Erdoğan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Ailemin de onayını alınca başladım işe. Yazmaya yazdım ya, ilk baştaki yazılarım genel olduğu için problem çıkmadı. Kendimi anlatmaya başlayınca “Şimdi ne gereği var bunların" demeye başladılar. Üzüldüm, moralim bozuldu. “Peki, dedim “sileyim öyleyse…“ Aslında dilim öyle dese de elim silmeye varmıyordu. Yüzümde okunuyordu mutsuzluğum. Anlatmaya çalıştım, “Bakın bunu yapmak istiyorum, hem kendimi buna alıştırmışken nasıl vazgeçerim“ dedimse de memnuniyetsiz yüzleri ikna edemedim.

İyi Edebiyat

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Durumu iyi değildi. Analitik felsefecileri okumaktan bıktı. Kısır olduğu halde Ishak’ı doksan yaşında doğuran Sara’ya taktı aklını. Kafasını ellerinin arasına aldı. Düşündü. Arttı eksildi. Ağzını elinin tersiyle silerken, Kozmosu hiperkozmostan ayıran sınırı sildi.

“Yetmiş beş yıllık ömrümün en kötü anını yaşıyorum,” diye mırıldandı. “Roman yazamıyorum artık. Zor iş. Kalemimi prangalayan ön görülerden, alışkanlıklardan kopamıyorum. Yerleşik değer yargılarım, beylik biçimim ve anlatım tarzım, Samantha gibi eziyor beni.”

Bizim mahalledeki, bizim sokaktaki ve bizim evdeki 6/7 Eylül/ Sinan Gorgan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Bu anı yazısının, şimdiye dek yazdığım en “politik” yazılardan biri olduğunu, öncelikle kulağınıza fısıldamak isterim.
8 yaşında en derin politik dersimi aldığımı (abartılı demezseniz) size söyleyebilirim.
“Saf Türk varlığının” inkârı gibi olan kozmopolit soy ağacımın yanı sıra, aile geçmişimdeki olaylar zinciri, bu anlama gelmek üzere “özel tarihim” aslında benim ilk siyasi okulum olmuştur.
Şimdi size bunlardan,” herkes için de ders” niteliği taşıyan bir bölüm aktarmak istiyorum.
 
Ben, Peralı'yım aslen.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.