Güncel

ADIM ADIM KATLİAM (1)

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

-Duyduk duymadık demeyin, bundan sonra partiye gelen *DGB'lileri kolundan tuttuğum gibi merdiven boşluğuna...!
Hüseyin Esendemir ve İsmet Temizsoy'la oturup bir çareyi hal düşündük. Bas-bariton sesiyle bir dizi öneride bulundu Esendemir.
-Vallaha adamlar haklı, eskiden böyle miydi? Geçen kurultayda, Hasan Yalçın bizden ''Örnek arkadaşlar'' diye söz etmişti. Şimdi öyle mi, başını alan yukarı... Ne varsa yukarıda?
-Gençliği ilgilendiren özgün politikalar geliştirmeliyiz.
-Peki nasıl? dedi İsmet, kendini beğenmiş bir edayla.

Işıklar içinde yatasıca: Bir Komünist’in ölümü – Sinan Gorgan

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Komünistler ölmeden önce mutlaka Müslüman mezarlığında bir parsel arsa / mezar yeri satın almalı ve dolayısı ile illa “bu dünyada bir mülk sahibi” olmalı mıdır?

Kargadan başka kuş, mezara gömülmek dışında başka “cenaze kaldırma” ve “yitirilene veda” biçimi yok mudur?

Bugün gazetede okudum:

Komünist Ovacık belediye başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, değerli yazarımız Vedat Türkali’ye bir mektup göndermiş:

“Halkların kardeşliğine, barışa ve bu dünyanın gelip geçiciliğine vurgu yapmak istiyoruz”

demiş.

Adrian Tanrı’ya mektubunu vermeye gitti

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Evimizin sırtını dayadığı Gola Ostoro Dağı’nın eteklerini eğile büküle dolanıp giden eski bir kağnı yolu vardı. Öğle miydi, sabah mıydı hatırlamıyorum o yola girdim. Tanrı’yı bulmaya, onunla konuşmaya gidiyordum. Masal ustası yataktaydı, dili tutulmuştu, çok sevdiği tütün tabakası, piposu boynu büküktü. Büyüdüğümüz o evde sanki her şey gözden ibaretti. Birkaç ay içinde olmuştu, yüzü erimiş, gözleri kocaman olmuştu. Sırtında taşlar taşıyarak evler yapmıştı, etrafında sıra sıra kavak, erik ve dut ağaçları dikmişti.

ÇAKIN KARDEŞİM ÇAKIN.

Ersoy Yıldırım kullanıcısının resmi

Bir çivi de ben mi desem yoksa demesem mi?

Tanrının yarattığı ee mükemmel canlının sen olduğuna inansam mı, inanmasam mı?

 Seni mi inkâr etsem yoksa seni yaratanı mı?

 Ya da, ikinizi de yok sayıp kurtulsam mı? Nereden tutsam bilemiyorum. “Bu bir rüya olmalı“ desem değil. “Bu gerçek diyorum“ dayanamıyorum. İstemediğiniz bir nefes alışın ve o yaşamın saray efendilerini ayakta tutan direklere çivi olmak nasıl bir duygu? Ve sizi çakan çekicin sapını tutan elin size ait olması ne acı değil mi?

Tilki Masalı/ Hıdır Dulkadir

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“Xece nine ne olursun benim kuyruğumu bana geri ver, ben işimi hep bu kuyruğum ile yapıyorum” demiş.

Nine, tilkiye “Git içtiğin sütümü getir, sana  kuyruğunu geri veririm” demiş.

Tilki gider ayak keçiye yürümüş. Yalvarmış yakarmış. “Keçi kardeş. Bana biraz süt ver. Sütü getirip nineye vereceğim. Nineden kuyruğumu geri alacam. Kuyruğum ile işimi yaparım” demiş.

Keçi: “Tilki tilki pis tilki git bana biraz yaprak getir. Yaprağı yiyecem bana süt gelsin. Şu iriyarı memelerime süt dolsun ki sana süt vereyim” demiş.

Dersim Katliamı: İki ulusun kıskacındaki Dersim nereye gider

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Herkesin bir Dersim’i var. Dersimlinin dahi pek çok Dersim’i var. Bu kavgada gerçek ne, kim haklı kim haksız inanın bana tarihin hiç bir kesitinde anlaşılmayacaktır. Neden mi, Jele hikâyesinde anlattığım gibi Dersimli dahi gittiği yerlerden Dersim’e dair anlatılan fikirlerle geri döndü, birisinin elinde Kemalizm, birinin elinde Kürt sopası, ne kadar Ermeni ya da Zaza’yız tartışması, üst üste, iç içe kavga edip gidiyor.

GÜNAYDIN HAYAT!

Sibel Karakız kullanıcısının resmi

Gözlerimde yaşlar sızıyor istemesem de. Yavaşça kalktım yataktan, kapıyı açtım. Sabah olmak üzere... Çıktım dışarıya.

Koştuum… koştuum… Durmadan koştuum! Önüme bakmadan, karşıma bakmadan, nereye gittiğimi bilmeden koştum. Çıplak ayakla koştum. Ayak tabanlarımı acıtan çakıl taşlarına ve nefesimin tükendiğine aldırış etmeden koştum. Acılarım arkamdan koşuyor, sanki beni kovalıyordu. Birazcık yavaşlasam yine omuzlarıma çullanacak beni yavaşlatacaklardı sanıyordum. Kaçıyordum her şeyden. Tek başıma savaşmaktan bıkmış usanmıştım.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.