Güncel

İSLAMİYET ve IŞİD (1)

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Artık yeni süreç bir başlamıştır; Anadolu, Suriye, Mısır, Kartaca ve İspanya'ya kadar olan Akdeniz kıyıları, Roma imparatorluğunu yıkan Barbarların eline geçmiştir.
632’de Hazreti Muhammed öldüğü zaman İstanbul merkezli Bizans, bir yandan Batı Roma’yı felç eden Barbar saldırılarıyla, bir yandan da doğusundaki Sasani (iran) imparatorluğu'yla cebeleşmekteydi. 627 yılında Heraclius (Bizans) Hüsrevi (Sasani) yenmiş, Suriye, Filistin ve Mısır'ı geri almayı başarmış, ama gücünün de sonuna gelmişti.

Şiir Üstüne-10

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Bir zamanlar Çin'de bir deri bir kemik kalmış yaşlı adam varmış, her gün evinin yakınından geçen dereden evine su taşırmış; yılmadan, üşenmeden… Ne yazık ki bu yaşlı adamın kovalarından birinde ince bir çatlak varmış; diğer kovası ise kusursuzmuş. Yaşlı adam yine de sorun etmezmiş. Sağlam kova suyun tamamını taşırken çatlak kova ancak yarısını ulaştırırmış kapısına. Tabii ki kusursuz kova çok gururlanıyormuş görevini eksiksiz yaptığı için. Fakat çatlak kova, emeğinin boşa gittiğini düşünerek sahibinden özür dilermiş. “Beni bağışla efendim.

Şiir Üstüne-9

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Zihnine milyonlarca kitap sığdıran ülkemin aydını, vitrinine metrelerce kitap dizdiren ülkemin insanı hepsi bizim, hepsi şiirlik …Cennetle cehennemin ayrımına buyurun. “Melali anlamayan nesle aşina değiliz.”
Denizden inci çıkaranın vay haline, ardında düşman ordusu. Çamurdan bir parça koparana helal olsun, üfleyip ruh verebilirse yazısıyla, önünde dost ordusu. Her iki işi yapanda zamanla pişmanlıklar, hayıflanmalar, mutluluklar iç içedir. Kitapların en makbulü nedir diyebilmek için de bir ömür gerekir. Neleri okudun da neleri önerirsin galiba pek geçerli olmasa da en iyisidir.

Şiir Üstüne-8

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Gel zaman git zaman yol ayrımında nefeslenir. Birkaç avcının geldiğini görür, sorar: Ey avcılar, deniz nerde? Nerden bilsinler avcılar? Bizim avlandığımız yere köprüden sonraki ilk sapaktan gidilir ama denize ulaşır mı bilmeyiz, diye de eklerler. İmdadına bir çiftçi yetişir, -yetiştiğini sanır- ona sorar: Ey çiftçi, deniz nerde? Çiftçi ıkınır sıkınır, cahilliğini hoşgörmesini ister. Kızın gözü dağa tırmanan üçüncü yolda… Ya dağın bir yerlerinde kalıverirse… Çaresiz o üçüncü yolu seçer, dağın zirvesinde bir de ne görsün?

O KADAR GÜZELLER Kİ...

Erdal Yıldırım kullanıcısının resmi

Dünden beri yaşadığım anların, gördüklerimin, duyduklarımın gerçek mi, hayal mi olduğu ayrımına varamadım bir türlü. Görüp duyduklarıma inanamadım. Toz konduramadım. Toz kondurulacak gibi değil ki.. Kıyamıyorum ki… O kadar güzeller ki…
Gerçek olması mümkün olmasın. Mümkün olmasın..
Ama  bu sabah bir kez daha resimlerini gördüm.. Kalbim durdu, nefes alamadım…
Öyle güzeller ki…
Resimlerine gülüşlerini, gülüşlerine de tüm dünyayı, dünyanın tüm güzelliklerini sığdırmışlar sanki…
Siz de bir daha bakın bu resme…

Şiir Üstüne-7

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Alıntılara bayılırım, ukalalığı ya da cahilliği örtmeye bire bir: “Bir gün genç bir yazar, Anatole France’a yazdıklarını göstererek: ‘Yazmaya devam edeyim mi, etmeyeyim mi?’ diye sorar. O da: ‘Yazmamak elindeyse, yazma.’ der. Çünkü hiçbir gerçek yazar için yazmama olasılığı yoktur.”
İyi de her yazmak zorunda kalan gerçek yazar değildir ki… Mesela ben ruhumun güneş görmeyen yerlerini kurutuyorum. Şimdi şöyle bir korkuya da kapılıyorum: Eyvah, benim sanat dünyasında yerim neresi, burnu kafdağında olan birisi miyim?

Şiir Üstüne-6

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

sen beni özlemezsin, çatlarsın
beni sen özlemezsin, çatlarsın
sen özlemezsin beni, çatlarsın
diye diye yol alıyorum, her değişiklikte başka iklimde buluyorum kendimi. Tek dizeye saklandığım zamanlarım çoktur benim, tek sözcüğe indirgeyene dek de yazacağım, iyi de nereye kadar… harflere kadar mı? Neden olmasın, her şey "keyferengi" olduktan sonra.

Şiir Üstüne-5

Barış Erdoğan kullanıcısının resmi

Şiirin düztabanı ilk dizede, topalı ikinci dizede tökezler; körünün elinden tutmazsan yola çıkmaz, çıkanı da yarı yolda bırakır. Kırık dökük dizeler kazaya neden olur, çalıp çırpmalar belaya.
Şiir bir yolculuk işidir, bir ömrün yolculuğudur; şairle birlikte okur da yol alır şiirin ovasında, dağlarında. Kimi yeşillikten yanadır kimi gözyaşından. Sonuçta herkesin şiiri kendi emzirdiği çocuğudur.

Sır-ı Sanat ve Zaman

Hasan Sağlam kullanıcısının resmi

Kapıldık işte aylar oldu bir seçim, bir baraj, bir koalisyon telaşına.  Ama ne yapalım biraz ordan geçiyor hayatımızın meczup kaderi.
 Her şeyin birbirine bağlı olduğunu diyalektik olarak kavramlaştırdık. Oysa siyaset, sanat, ekonomi, aşk, spor, psikoloji; kısacası hayatla ve yaşamla bağı bağlantısı olan her şey birbirine bağlıdır dedik, ama bazen unutuyor bazen farkında olmuyoruz, bir tarafa kanalize olup akıyoruz curcunanın bataklığında.

Kobaneli bir ailenin dramı

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Girişte bizi güvenlik karşıladı ve kimliklerimiz alındıktan sonra ailenin yanına gidebildik ancak. Kaldıkları iki gözlü dairenin girişinde, Cihan Ali ve kızı Dilvera bizi karşıladı. Sarı saçları ve ela gözleriyle öylesine sevimli görünüyordu ki Dilvera… Henüz beş yaşında ve biz onu öpücüklere boğuyoruz. O da bizi öpüyor. Isınıyoruz birbirimize. Erkek kardeşi Simyar, arkadaşıyla birlikte cep telefonuyla uğraşıyor.
Karı koca aynı zamanda amca çocukları. 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.