Güncel

Her Haziran Yeniden Ölürüm Ben!/ Sait Almış

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

“yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam uy
haziran’da ölmek zor,” der şair*
Zordur zor olmasına, ama her Haziran yeniden ölürüm ben. Daha ayın ikisinde dayanır ölüm kapıma. Orhan Kemal’le ölürüm:
“gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!” der aynı şair “orhan kemal’in güzel anısına”
***
Aynı gün Ahmet Arif’le ölürüm ben. Bir bakarım;
“Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...”**
Kaparım gözümü…
***

Babam, üç amcam ve halama

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Kredisi bize de yansırdı. Yıllar sonra askerden bir izin dönüşü yitirdim babamı. Kalp krizi ayırmıştı onu sevdiklerinden. Yüzündeki gülümsemesi duruyordu, gözleri açık kalmıştı. En çok da o koydu bize. Torbalı Devlet Hastanesinde ölüm erken uğramıştı evimize. Cenazesi çok kalabalıktı. İzmir ağlıyor, gökyüzü ağlıyordu... Nenem gelip başında ağladı. “Keşke” dedi, “Hasan öleceğine, benim kızım öleydi!” Koskoca Galo Dedem gözyaşı döktü. Onu ağlarken hiç görmemiştim. Babam göçüp gitmişti bu dünyadan, ama kokusu ve sesi hep asılı kaldı evimizin bir köşesinde.

Anneme Mektup

Yıldız Karagöz kullanıcısının resmi

Geriye dönüp baktığımda, senin geçtiğin yollardan geçtiğimi gördüm. Ama yüreğimi söküp avuçlarının içine koyma isteğim hiç geçmedi be anne. Sen aramızdan bir yıldız gibi kayıp gideli yıllar oldu.
Keşke şimdi bu kâğıt parçasına dökeceklerimi sana dökebilseydim.
Çocukken, nadiren bizi bir arada uslu uslu oynarken gördüğünde “dayik bi qurbana nok û nîskan“, derken gözlerinden fışkıran sevginin ısısını bugün bile hissediyorum.

Iskalanmış Barış

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

1830’lara gelindiğinde Mısır’ın lideri Mehmet Ali Paşa, yayılmacı bir siyasetle Osmanlıyı parçalanmanın eşiğine getirir. Sonraları Osmanlıyı sık sık yenen Ruslar, başta Balkanlar olmak üzere, imparatorluğun Kafkaslar’da ve Kuzey Afrika’da toprak üstüne toprak kaybetmesine neden olurlar.

Yaşanan bir travmadır. Müslüman Osmanlı, gücünden ve değerlerinden şüpheye düşer. Bu sırada devreye giren B. Britanya, Avrupa’ya pazar olması koşuluyla Osmanlı’ya destek çıkar.

Dersim edebiyatımızın yeni Çukurovası mı?

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Gregor Samsa bir sabah uyandığında, bir böceğe dönüştüğünü gördü. Şaka maka değildi, bir böcekti. Gregor gezginci bir pazarlamacının en gözde işçisiydi. Baba borçluydu. Gregor’un hayatı işle ev arasındaydı, boğuluyordu.

Ve üstelik zaman Birinci Dünya Savaşı öncesinin Prag’ı, yani ideolojilerin çıldırdığı, aklın insana üstün geldiği, toplumun kamplara bölündüğü, ne bileyim mesela devasa binaların dikildiği, o binalar yükseldikçe insanın küçüldüğü bir zaman dilimiydi; Franz Kafka Gregor Samsa’yı bir böcek yapmayacaktı da ne yapacaktı?

Yandaş ya da özgür sanat

İsmail Güner kullanıcısının resmi

Bağımsız, özgür sanat insanın dünyasını en olumlu biçimde ifade edebilmenin aracıdır.
Demokratik sistemin işlediği ülkelerde, nitelikli sanatçının yetişmesi için gerekli alt yapı tedbirleri alınır.
Komünal yönetmenliklerin olduğu yerel yönetimler, gelir-gider farkını dengelemek için sübvansiyon da sağlar.
Özgün sanat icra eden sanatçılar, yaratıcılıkları sonucu ortaya çıkardıkları projelerini topluma beğendirmek için yarış içine girerler. Topluluklar kendi aralarında "Benim projem beğenilsin" diye yarış eder, kalite artar, ücret düşer, ama yoğun bir katılım olur.

Halepçe Katliamı

Hilal Üçer kullanıcısının resmi

Aynı heyecan çağırdı onları tekrar. Koştular, koştular, koştular… Çok zaman geçmemişti ki dumanın içinden öksürük sesleri yükselmeye başladı, bu duman evlerin çatlamış pencere pervazlarını zorlarken. Sonra bir tane daha, bir tane daha… Dumanın yer yer dağıldığı yerlerde beliren çocuğunu gören bir annenin feryadı duyuldu önce ve bu feryat, diğer bütün anneleri sokağa yalınayak dökmeye yetmişti. Her biri çocuğuna doğru koşarak ilerliyor, kimisi adını haykırıyor dağlara, taşlara. Göz gözü görmeyen dumanın arasında bir labirentin içinde kaybolmuş gibi kendi yavrusunu arıyordu.

Zalimlerin tahtını yıkan büyücü...

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Zalimlerin tahtını yıkan bir büyücü  vardı,
Bizim ellerde Anavarza kayalığının dibinde
Hemite denen küçük bir köyde...
Ölmüş dediler...

Anlatı bir masal dünyasıdır, tanrısallık ile varlık arasında gidip gelir. Benim Yaşar Kemal’im, masallardaki gibi yarı tanrı yarı insandı. Neden mi?
Felsefe diliyle söylemem gerekirse, ben edebiyatta metaforik göndermenin nasıl canlı fabla döndüğünü ilk onda fark ettim de ondan.
Onun romanlarındaki canlığın esas nedeni buydu.

Ağrı Dağı’ndan düşüp de ölmemek!

Yusuf Değirmenci kullanıcısının resmi

Ne garip bir duygu ölmek, herkes ölür, gerçek bu... Ama öyle bir yaşamak var ki ölmek toz konduramadığımız, dolu dolu bir yaşamın, okuduğumuz kitaplarda ölümsüzlüğünü kahramanlarının şahsında ilan etmesidir. Yaşar Kemal, ölüme karşı dik durmuş, yaşamı mısra mısra dokuyarak, ‘meneviş’ çiçeklerin başında serinleyerek/serinleterek, güzel olan her şeyi, menekşelere anlatmış, bize sayfa sayfa heyecan betimleyerek, o muazzam menekşelerin kokusunu hissettirmiştir. İnsanlar sanırım, menekşeleri en çok Yaşar Kemal’le sevmiştir.

***

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Güncel beslemesine abone olun.