Kitap Tanıtımı

AYNALI DÜŞLER ÇARŞISI / SEVDA ZEYNEP KARADAĞ

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

baharmış silmek istiyorum anne
boşluğuma açılan şu komşu pencereleri
girmeseler çiçeğe durmuş ıhlamurla arama
korkuluğuma kuşlar yuvalansalar

kapımda sahipsiz ne çok kilit
balkonda üşüyen bu kedi kimin
küskünlüğüm kendime anne
dolaşıyorum içimde sahaflar
okunmuş hayatlar alıyorum seni anımsadıkça
gelişigüzel raflara diziyorum
en üstte anası gorki’nin yanında benimkisi

GÜLÜŞÜN KALDI BENDE

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Romanın her satırında Ozan ve Sıla vardır. İkisinin gece yollarını aydınlatan Çulpan (Çobanyıldızı) vardır. Birbirlerini özlediklerinde, aradıklarında, selam göndermek istediklerinde başvurdukları bir dosttur, sırdaştır ayrıca Çulpan. Sıla bir gece “Ozan, bana bir şey olursa bu Çulpan senin olsun” der. Ozan da “ Ben her şeye hazırım ama sensiz olmaz Sıla” der.

Aşkta Devrim Olacak

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Sofralarında çıkara ve riyakarlığa yer vermeyenlerle dost olunur. Paylaşırlar her şeylerini. İnsan olmak dost olabilmektir ve dost kalabilmektir güzel olanla. Var mı çağımızda öyleleri? "Yüreğimizi açabileceğimiz dostlar var mıdır hala?" diyeceksiniz haklı olarak. Vardır şüphesiz. Maharet, gün ortasında fanusla onları arayıp bulabilmektir. Benlik canavarının uğramayacağı yerler insana ve evrene dair duyulan aşk mekanlardır. Şairler sevgiyle donanan kişilerdir. Her duyguyu alabildiğine yaşarlar; aşkı, sevgiyi, nefreti Dostluk sevginin en iyi duraklarından biridir.

Suskunun Gölgesinde/ Suzan Samancı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Ya edebiyat? Büyük gerçekliklerin basıncı altındaki küçük yaşantılar, “dil ve tarih-coğrafya”nın perdesi ardındaki insan halleri, “olağanüstü hal” ruhları? Suzan Samancı, “içerden” bakıyor ve edebiyatın gözüyle görüyor. Onca acının, kıyımın, yoksulluğun, yoksunluğun yarattığı gürültü ve kaos içinde, kimsenin görmediği, sesini duymadığı tek tek insanları görüp gösteriyor Suzan Samancı, onları dillendiriyor. Uzaktan haberdar olunamayacak hayat parçalarını hikâye ediyor. Gıyaben hissedilemeyecek ruh hallerini anlatıyor.

Reçine Kokuyordu Helin/ Suzan Samancı

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

 
Annemle oturup ağladık. Babam, bana çıkışarak, ‘Bak gelecek yıl okula gideceksin. Sana Türkçe öğreteceğim. İstersen başlayalım.’ 
‘Babam evde yok,’ cümlesini ezberletirken katıla katıla gülmeye başladık... Kadınların arasında ürkekti annem. Herkes, hatta çirkin cüce kadın bile, anneme Türkçe öğretme çabası içindeydi.
Bu koca kent, muhtarın radyosundaki Ankara mıydı? Atları, inekleri ‘Makaram sarı bağları’ söyleyen kadın yoktu.”

“Kardeş Halkların Nazlı Çocukları’’ üzerine.

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Hüseyin Can’ın anlatımı bildiğimiz o öykü formatına benzemez. Hüseyin Can’ın kendi formatı vardır. İçten, samimi, coşkulu...

Bir an bir yöreyi, bir dağı, bir ırmağı anlatan bir tanıtım yazısı okuduğunuzu sanırsınız. Bazen bir romanın giriş bölümünde olduğunu düşünür, kendinizi koy verir, gerisini merak ederken bitiverir aniden. Bazen kurşuna dizilen bir topluluğun içinde ölüm numarası yapan küçücük bir çocuksunuz, büyür aksakallı bir ihtiyar olur, yine çocuklara anlatırsınız meramınızı. Bazen evlilik çağına gelmiş, içi umutsuzluklarla dolu bir çingenenin dramını yaşarsınız. 

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Kitap Tanıtımı beslemesine abone olun.