Mavi Munzur Masalları
Masal, dolaysız, ışıklı, duru ve derin; yaşama açılan ilk bakışın ilk merakı gibi merak doğuran. Yabancılaşmamızın, sahra sukunetimizin, illetimizin panzehiri.
Masal, dolaysız, ışıklı, duru ve derin; yaşama açılan ilk bakışın ilk merakı gibi merak doğuran. Yabancılaşmamızın, sahra sukunetimizin, illetimizin panzehiri.
"Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir “yurtsuzluk “ hali… Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık… Derininden zonklayan yara… Umursamayan “merkez”in dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil… Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların “çocuk ölümleri”… İşte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe’de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman.
İzmir'de dar gelirli, bol sevgili kalabalık bir ailede büyüyen bir genç kızın ailesini, yakın çevresini, kentini, ülkesini anlamaya çalışmasını keyifle okuyacaksınız. Genç kızın sadece gezmek, eğlenmek ve filmlerdeki gibi büyük bir aşk yaşamak için kurduğu pembe düşlerinin arasına yaşamın gerçekleriyle boyanmış yeni renkler katılıyor. Farkındalığı, geliştikçe doğayı, insanları, sistemleri daha iyi anlıyor. Bir yanda diskotekler, moda danslar ve şarkılar; diğer yanda işçiler, Romanlar, Levantenler, Yahudiler, göçmenler, yoksul insanlar, kabadayılar, genelev kadınları, siyasetçiler...
Kendisi, o dalganın sırtında, alçalıp inen, kıyıya vurmuş bir çöptür sadece. Ne var ki, en iyi yazarlar, en iyi ozanlar o çöplerden çıkar işte. Maksim Gorki‘leri, Yaşar Kemaller‘i, Aşık Veysel‘leri besleyen ilim irfan damarıdır o. Çöpü kavak yapan damar. Zevkle, heyacanla, öğrenerek okudum.“ Ali Rıza Aksın
İsmail Güner‘in ”Anlaşılmam dileğiyle” Chur’dan üşenmeden postaya verdiği anı- biyografi türü romanını, ”Dağın Öteki yüzü NURHAK” ı okudum. Ozan Yayıncılığın, gramerinden, kapak-sayfa düzenine kadar özenle hazırlanmış olduğu, üç yüz sayfayı aşkın sıcacık bir eser.