Makale

RU

Müslüm Aslan kullanıcısının resmi
 
Bütün satırlar o başlığın varlığında toplanırmış.
İşte RU,  sen başlığısın söylenen ve söylenmeyenin.
Kapılar kapanınca bütün türküler konuşmayı öğrenir. Delice ezgiler ruhunda sana ait olan ne varsa avucunda toplayıp bir umut mirasıyla sana geri iade eder. 

İnsanı İnsanlaştıran Değerler: Aşk, Sanat, Başkaldırı, Mücadele[1]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

bir mesafe vardır.
Felsefenin görevi bu mesafeyi
açıklığa kavuşturmaktır.”[2]
 
12. Tiyatro Buluşması’nı yine zor günlerde gerçekleştiriyoruz.
Sakın ola “Hangi günümüz zor değildi” demeyin; bir sona doğru ilerlerken; bu yaşadığımız, zorlukların en zoru gibi duruyor.

Felsefe, Modernite, Modernlik ve Yaşam

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Felsefe; evren, dünya, canlı ve cansız varlıkları araştırıp inceleyen bilimsel düşünce demektir. İnsanlık var olduğu günden bu zamana kadar, özellikle insan yaşamına her zaman iki felsefi yapı yön vermiştir. Bunlardan birisi Metafizik, diğeri Materyalizmdir.
 Metafizik İdealist Düşünmek; insanın düşünce ve iradesini hiçe sayan, en büyük güç olduğuna inanılan tanrıcılığa bağlılıktır. Ve bu mantık bilimsel araştırmaların tanrıya şirk koşmak olduğunu ileri sürerek, her türlü bilimsel gelişmeye düşmanca bakan anlayıştan ibarettir.
 

Dünya; Kürt, Asuri ve Ermenileri Neden Görmedi?

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dünya toplumlarının yaşam ve devletleşme tarihleri incelendiğinde, iki aşamalı bir sürecin varlığı göze çarpmaktadır. Bunlardan ilki 1918'e kadar büyük imparatorlukların keyfi saldırı ve yönetimleri, ulusal kimliklerinin yozlaşmasına sebep olmasıdır.
İkinci aşamaysa; daha önceki keyfi düzensizliklerin yarattığı tahribatlardan ders çıkaran güçlü devletler, Uluslararası Antlaşmalarla kolayca sınırların değişmeyeceği ulusal devletleşme şeklinde gerçekleşmiş olması.
 

Emperyalizm Karşıtlığının Tutarsızlığı ve Yalancılığı

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Emperyalizm kelimesi latince kökenlidir. İmparator isminden türetilip, Fransızca söylem biçimiyle imperial veya emperyalizm olarak tüm dünya dillerinde kullanılır. Temel anlamıysa; imparatorlukların keyfi yönetim ve sınırlar ötesi sömürgecilikleri demektir.
Söz konusu çağda Fransız İmparatoru Napolyon'un uygulamaları başta olmak üzere, diğer kralların sınır ötesi sömürü ve talanları, 16. yüzyılla birlikte I. Emperyalizm dönemi olarak belirlenmiştir.

Sinir ve Toplumsal Asabiyet Hali

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
İnsan biyolojik olarak iskeletindeki organlarına bağlı yaşarken, bu organları duyarlı konuma ve dirençli kılan en önemli yapılardan birisi sinir (Nöron) hücreleridir. Sinir hücreleri her canlı için temel bir göreve sahiptir.
Canlının sağlıklı, çevreyle daha uyumlu her türlü gelişmeleri hissedip yaşayabilmesi, sinir sisteminin duyarlılığı sayesinde gerçekleşir. Sinir sistemi gelişmemiş duyarlılık derecesi düşük canlının uzun süre yaşama şansı çok zayıftır.

Türk İslam Milliyetçilerinin Etnik ve Etimolojik Kökenleri

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Bilindiği gibi anadili Türkçe olana Türk, Kürtçe olana Kürt ve diğer halklara da aynı şekilde kendi ulus dilleriyle hitap edilir. İnsan, ulus ve toplum olmanın temel gerçekliği dile dayandığına göre, Türkiye'de kökeni Türk olmayanlar neden hem Türk hem de İslam Milliyetçisidirler? Bu anormalliği daha net anlayabilmek için etnik, etimoloji ve millet kelimelerinin analiz edilmesi önemli bir kolaylık sağlıyor.

Yazmak Eylemine Mündemiç Notlar[*]

Temel Demirer kullanıcısının resmi

çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.”[1]
 
“Yazmak”ın fiilsiz olamayacağını, yani “eylem” olduğunu düşündüm her daim. Ayrıca eylemin “olmaz olmaz”ının da, eleştiri olduğundan şüphe etmedim.
Yazmak meselesine, Eugene Ionesco gibi baktım: “İnsan yazmaktan kaçınmalı belki. Ama bu olabilirlik yeni bir sorun çıkarıyor ortaya; hareket etmeli mi etmemeli mi, yaşamalı mı yaşamamalı mı, herhangi bir şeyi yapmalı mı yapmamalı mı, çünkü hepimizin bildiği gibi yazmak da bir çeşit eylemdir.”

Dil Bilim ve Türkçe Üzerine

Cemal Zöngür kullanıcısının resmi

 
Dil ve düşünce insan olmanın en temel varlığıdır. Bu da her insanın doğup yaşadığı bölge, coğrafya ve topluluğun doğal özelliklerine göre gelişir. Örneğin kişinin boğazdan çıkarmış olduğu sesin (Fonetik) tonu, bölgenin iklimsel yapısına uygun düzenli ve düzensiz seslenişle harflendirilir.
Dil eğitiminin gelişmediği çağlarda bu düzensiz ses tonları, insanların bilinçlerine tamamen oturduktan sonra, çevredeki tanınan varlıklara benzetilerek resim ve şema (Hiyeroglif) yazılarla somutlaştırılmıştır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...
Makale beslemesine abone olun.