Maraş'ta Ahım Kaldı
Maraş katliamının katılımcıları ve failleri biliniyor olsa da olayların arka planı karanlık: Kim tarafından, hangi yöntemlerle ve oyunlarla tezgâhlanmış olursa olsun bu bir insanlık suçuydu.
Maraş katliamının katılımcıları ve failleri biliniyor olsa da olayların arka planı karanlık: Kim tarafından, hangi yöntemlerle ve oyunlarla tezgâhlanmış olursa olsun bu bir insanlık suçuydu.
Bir dükkan ileride, tezgâhına abanmış, para sayıyordu Musa Funda. Üç beş köylü çene çalıyor, geride bir kadın çocuğunu avutuyordu.
Ördekdedeli İbrahim, dükkânının kapısından,
-Gel, imanım gel, canım sıkılıyor, dedi.
Sandalye uzatıp ilave etti.
-Otur imanım, otur…
Hızlı bir bakışla,
-Kavuncu sen de şuraya.
Babam güldü.
-Kavuncu mu, niçin?
-O bizim parolamız, sen karışma.
Fişli sobasını bizden yana kaydırıp ekledi.
-Bir damla çekek mi erenler?
-Çekek, erenler çekek!
Çeşme başında genç kızlar şakalaşıp gülüşüyorlardı. Hayri Ağa’nın kahvesindeki delikanlılar da onlara bakıyordu.
Ayşe çeşmeye gelince herkes susup ona baktı. Herkesin aklında akşamki kavga vardı. Kavganın Ayşe’nin yüzünden çıktığını konuşuyorlardı. Ayşe ise heyecan içerisindeydi. Kalbi hızlı hızlı atıyordu. Kızların meraklı bakışları onu ilgilendirmiyor, o sadece Ahmet’i görmek istiyordu.
Bu eserde devrim şehitlerinin biyografisini, mücadele biçimlerini, eylem tarihlerini ve bütün yaşanmışlıkları ayrıntılarıyla bizlere sunuyor. Yakın tarihimizi unutmamak ve belleğinizin taze kalmasını istiyorsanız, kitaplığınızda bulunması gereken belge niteliğinde bir eserdir.
Yazar bu harika çalışmasıyla devrimi örgütleyen 68 kuşağının kahramanlarını genç kuşaklara tanıtmayı büyük bir ustalıkla başarıyor.
“Kanayan seller gibi türkülerden, ağıtlardan geçtim” dedi. Sarplarından, uçurumlarından, gök biçilmiş ekinlerinden geçtim onların... İçimden ağıtlar, türküler geçti; yakarak, kanatarak... Acılar sevinçlerle karıştı, çizgi koyamadım aralarına...
Bozkır türkülerinde yeşil kadınlar gördüm... Sanki bir özleme ağlarcasına “yeşil yârim, yeşil gelin” diye çığrılıyorlardı hep...”
Yaşlı bilici, güneşin kanattığı ufukta gözleri, bin yılların kıvrımlarında dolaşır gibi ekledi
“Çünki bozkırlarda sevgi yeşildir”
GİRİŞ