
Kimin gerçekten dost, kimin sadece kalabalık olduğunu…
Kimin sevgisinin karşılıksız, kimin ilgisinin hesaplı olduğunu…
Kimin yanında kendin olabildiğini, kimin yanında kendinden eksildiğini…
Ben de öğrendim.
Hem de kitaplardan değil; yaşayarak, kırılarak, susarak, bazen de yeniden başlayarak…
Bir zamanlar insanları kaybetmemek için çok şey yaptığımı hatırlıyorum. Kırıldığım yerde sustum, haksızlığa uğradığım yerde sabrettim, bazı insanların yanlışlarını görmek istemedim. Çünkü dostluk bozulmasın, gönül kırılmasın, yollar ayrılmasın istedim.
Sonra anladım ki insan, başkalarını kaybetmemek uğruna kendisini kaybetmemeli.
Çünkü bazı insanlar sizin suskunluğunuzu olgunluk değil, çaresizlik sanıyor.
İşte o noktada insanın içinde bir cümle beliriyor:
“Eyvallahım olmaz sana…”
Bu, öfkenin cümlesi değildir.
Bu; insanın kendisine duyduğu saygının cümlesidir.
Ben kimseye düşman olmak istemem. Kimsenin kötülüğünü de istemem. Gidenin yolu açık olsun, kalanın gönlü hoş olsun.
Ama artık kimsenin sevgisine muhtaç değilim.
Beni sevmeyen kendisi bilir.
Beni anlamayan kendi eksikliğidir.
Beni kaybeden, kendi tercihidir.
Ben hâlâ sevgiden yanayım. Hâlâ dostluğa, vefaya, insanlığa inanıyorum. Fakat sevgi adına onurumu, dostluk adına doğrularımı, birileri gitmesin diye de kendimi feda etmeye niyetim yok.
Çünkü insanın bir yaşı geliyor…Yaş ilerledikçe
Artık kimseye kendisini anlatmak istemiyor.
Yanlış anlaşıldıysa düzeltmek için peşinden koşmuyor.
Değeri bilinmediyse kendisini ispatlamaya çalışmıyor.
Birileri sırtını döndüyse, dönüp arkasından bakmıyor.
Sadece yoluna devam ediyor.
Çünkü hayat kısa.
Ve insan, kalan ömrünü kendisini değersiz hissettiren insanların gönlünü kazanmak için harcamamalı.
Benim eyvallahım vardır elbette…
Sevgiye eyvallahım vardır.
Emeğe eyvallahım vardır.
Vefaya eyvallahım vardır.
Adalete, dürüstlüğe, onura ve insanlığa eyvallahım vardır.
Ama yalana yok.
İhanete yok.
Kibire yok.
Haksızlığa hiç yok.
Aldatmaya yok.
Dolandırıcılık yapana yok.
Ve beni kendim olmaktan çıkaracak hiçbir ilişkiye de yok.
Çünkü artık biliyorum:
İnsanın en büyük kaybı, bir başkasını kaybetmesi değil; kendisini kaybetmesidir.
Ben kendimi kaybetmeyeceğim.
Bu yüzden…
Eyvallahım olmaz sana.
Ne kırgınlığım sonsuzdur ne öfkem…
Sadece bir sınırım vardır.
Ve o sınırın adı:
Kendime olan saygımdır.
Ali Cemal Türkmen






