
bir canavar vardır. O zenginliğe, makama, yetkiye ve güce sahip olunduğunda, bu canavarın kişiyi nasıl bir karakter bozukluğuna soktuğunu kimse kolayca kabul etmez. Çoğunluk bu yüzden her zaman ahlâksızlaşarak yaşar. Bu belirlemenin özetiyse şöyledir.
Geçmişini sorgulamayan, temizlemeyen, toplumdan özür dilemeyen her yapı, anlayış ve siyaset, sürekli çıkmazlarla boğuşurken, bunu birilerinin üzerine yıkarak yaşamak, ahlaki ve demokratik kültürden zerre nasiplenmemiş demektir. Türkiye’de herkes kendine ayna tutsa, “Tencere dibin kara seninki benden kara” misali, doğru ve dürüst kimsenin olmadığını rahatlıkla görecektir.
Anadolu’da 1000 yıldır devşirme dezenformasyonun uygulanması yüzünden, Türkiye’de yaşayan birey ve topluluklar bu kültür, dil, bilinç, karakter çürümesini bir türlü anlayamadı. Anlayanlarsa gerçekleri görmezlikten gelip, başka alternatif yok gibi bahanelerle tek din, tek millet, tek düşünce faşizanlığını demokrasi ve çağdaşlık gördü. Bu yüzdendir ki, bırakalım demokrasiyi devşirme resmiyet insanlarda ahlâk, haysiyet, kültür bırakmadı. Türkiye’deki bu devşirme kişilik, kültür ve yaşam anlayışı, geçmişten bugüne kadar sisteme yakın tüm partilerde devam ediyor. CHP mantığının yüzyıldır nasıl oyunlar oynadığı hâlâ görülmemesi, daha derin sorunların olduğunu ifade ediyor. Kısa bir tarih analizi yaparsak, CHP’nin ne olduğu, Alevilerin ve sözde demokratların katillerine nasıl aşık oldukları da görülecektir.
Selçuklular ve Osmanlı, Arap İslam aşığı oldukları ve bunda en ufak bir sakınca görmediklerinden, adeta gönüllü devşirme olup öz anadil ve kültürlerini terk edip sahte Arap sürüsü haline geldiler. Bunu, her iki imparatorluğun resmi devlet dilinde uyguladıkları Farsça ve Arap dilini kullanmalarından biliyoruz. Ayrıca Müslüman olmayan ve Müslümanlığı kabul etmeyen başta kendi ailelerine ve diğer halklara katliam uygulamalarıyla kanıtlıdır. Cumhuriyet Halk Partisi bu anlayışın içerisinden çıkan ve devşirme mantığı, harfiyen devam ettiren bir siyasal yapıdır.
CHP’nin altı ilkesinin tümü Devşirme Türk İslam mantığına göre oluşturulmuş, Osmanlı kadar gerici, tekçi, çağdaşlıktan uzak, göstermelik sahte siyasi anlayıştan ibarettir. Bunu kanıtlayan resmiyetse, anayasa Türkiye’de yaşayan herkesin Türk ve Müslüman olduğunu dayatan faşist maddelerdir. Halbuki bu mantık gerçek Türk dilinden ve kültüründen uzak; sahte dinci, sahte Türkçü, Beyaz Irkçı Devşirme Türklüktür. Öz Türkleri dahi dışlayıp aşağılayan bir yanlayıştır bu. Devşirme Türkçülüğe karşı çıkan Öz Türkler, Aleviler, Ermeniler, Rumlar, Kürtler ve sol sosyalistler, her zaman işkence ve toplu katliamlarla yok edildiler. Bu katliamların kronolojisi özet olarak şu şekildedir.
1-1239’da Anadolu Selçuklu’nun, Kızılbaş Babailer üzerinde uyguladığı katliamlar.
2-Osmanlı’nın aralıksız sürdürdüğü katliamlar.
3-1915’te Ermeni, Rum, Asuri, Süryani ve diğer gayri Müslümlere yapılan soy kırımlar.
4-1920’de Sivas ve Çorum Alevilerine yapılan katliam.
5-1925’te Şeyh Sait provoke edilerek, Diyarbakır bölgesinde yapılan katliam ve idamlar.
6-1927’de Ağrı, Kars, Erzurum ve Zilan’da yapılan Kürt katliamı.
7-1930’dan 1938’e kadar aralıksız devam eden Dersim, Erzincan, Elazığ, Malatya ve Bingöl Alevilerine uygulanan katliam.
8-1960’lardan itibaren her on yıla yayılacak şekilde, anayasal düzeni korumak bahanesiyle, sosyalistler başta olmak üzere Araplaşmak istemeyenlere karşı, Askeri darbelerle yapılan katliam ve işkenceler.
Sayfalarca sıralanacak faşist katliamların mimarları, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleri ve partisi CHP’den başkası değildi. Devletin esas sahibi olan ve her türlü katliam, asimilasyon uygulamalarını sürdüren, destekleyen CHP yönetimi, biraz demokrasi, ahlak ve kültürden nasibini almış olsaydı, halktan özür dileyip, anayasayı değiştirerek, bunun hesabını vermeleri gerekmez miydi? Hâlâ bu anayasayı savunan CHP’lilerin arkasından gitmek, katliamları kabul edip onaylamak değilse nedir? Elbette CHP içerisinde gerçekten sosyal demokrat insanlar var, ancak bunların en ufak bir etkinliği olmadığı gibi söz hakları da yok.
Yaşananların AKP mizanseni olduğunu düşünen CHP’liler, madem altınız temiz neden Kemal Kılıçdaroğlu’cu ve Özgür Özel, Ekrem İmamoğlucu şeklinde bölünüyorsunuz? Çünkü istisna lider ve yetkili dışında, CHP’de gelmiş geçmiş parti kadroları, yapılan her katliamı büyük bir zevkle destekleyip onaylayanlardır. CHP’nin eli bu kadar kanlıdır. Mevcut iktidarlarsa CHP’nin katliamcı olduğunu bildiklerinden, devlet yetkisini kullanarak CHP’yi bitirip yarım bırakılanları bu defa kendileri yapma gayreti içerisindeler. Esasında AKP gibi tüm sağcı ve dinci partilerin, bu günlere gelmesini sistemli olarak, Mustafa Kemal’in Askerleri destekledi.
Bunu göremeyen ya da görmek istemeyen Aleviler ve sözüm ona demokratlar, kime hizmet ettiklerini artık anlamaları gerekir. Bir siyasi partinin gerçekten demokrasi, hak ve hukuktan yana olduğunu kanıtlayan temel felsefe; din, dil, etnik yapı ve düşünce farkı gözetmeden, ezilen ve dışlananların mücadelesini veriyorsa, o siyasi yapı gerçek halkçı ve demokrattır. Kendinden olmayan herkesi dışlayıp Arap Devşirmeciliği olan Türk İslam mantığına hizmet eden her anlayış faşisttir ve demokrasiye düşmandır. Üstün ırk ve inancı savunan tüm hareket ve siyasi halkçılıkların, faşizmden beslendiği iyi bilinmelidir. Her şey bu kadar açık ve net iken, toplumla alay edercesine, CHP’lilerin birbirini suçlamaları tamamen bir mizansenden ibaret olup makam, kariyer ve maddi kavgadır. Şu soruyu herkes kendisine sorup cevabını bulmalı. CHP devlet partisi olduğu halde ve iktidarda bulunduğu dönemlerde, madem demokrasiden yana neden faşist anayasayı değiştirmedi? Hiçbir CHP’linin bu soruya vereceği gerçekçi cevabı kesinlikle yoktur, çünkü uygulanan katliamlar herkesi yalancı duruma sokuyor.
Cemal Zöngür






