Son Yazılar

Örgütün teorik lideriydi; yalnızlık içinde öldü!

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Bu öylesine bir kederdir ki, belki de Türkiyeli devrimcilerin en berbat yanıdır. Yiğittir benim ülkemin devrimcisi, mert ölür ama gelin görün ki, en liberal devrimci örgütü dahi kendi içinde bir “gizli düşman yaratır” ve onu yalnızlıkla cezalandırır. Koparır mücadelesinden.

Onların kaderlerini görünce, vay anam vay der insan!

Çoklar o kadar çoklar ki, her biri maddenin en değerli damarı gibidir.

Öykü ve Eleştiri

Ayşegül Tozeren kullanıcısının resmi

Asılı kalan bu kritik sorunun gölgesinde, yaşadığımız coğrafyadaki öykü eleştirisinin geçmişine baktığımızda, üç nokta arasında titreştiğini görürüz: 

- Öykünün de dâhil olduğu edebiyat eleştirisinin, “ulusal dil anlayışının yerleşmesi” adına anlatım bozukluklarına, yazım yanlışlarına hapsedilmiş “güdük” bir dil eleştirisine mahkûm bırakılması 

- “Öykü kişilerinin hiç konuşmaması ya da çok az konuşması”nın eleştirilmesi (Semih Gümüş, ‘Genç Öykücülerin Ağzını Bıçak Açmıyor’, Adam Öykü, Sayı: 18) 

"YASAK KİTAP"

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Öykü başka bir yazın biçimi. Derin bir sanatsal yaratı vardır öyküde. Zeren'in öykü dilini sevdim. Hele Yasak Kitap'ı muazzam bizim ülkemize uyar. Bir kitabın başına gelenler bir dönem Türkiye'sinin en iyi örneği. Ancak burada kitap konuşur, okurken Deniz Faruk Zeren bu kitabı konuşturarak bir ülkeyi anlatabilirdi hissi duyar insan. 
Zeren, dilini yaratmış bir öykücü. Çekti bıraktı, indi bindi, çekti uzattı (uçurtma yapıyor) derken Yaşar Kemal okuduğunuzu sanıyorsunuz, ancak öykü tak diye bitince Sait Faik'i sokaklardan alıp kıra götürmüş diyorsunuz. 

UR VE ULAK

Direnç Köse kullanıcısının resmi

Usumdan sağıldı ur, ulak serinden olalı beri
Urganı boynunda dolanıp durur körpe bedeni.
Gittiler kadim zamanı ardına alıp serüvenciler
Geride tütsülü sevişmeler bırakarak.
Ur zamanındaydı insanlık, uğraklar kan revan içinde.
Bedenimin doğusunda körpe körpe çocuklar
Gülüşleriyle toprağa gömülürken grileşti yeryüzü ansızın.
Bak işte yine başladı seğirmeye parmak uçlarım
Ulak düştü yollara, usumdan bir su tülü gibi akarak
İndi coğrafyasına benliğimin.

Genç yazara öğütler -1

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Çokça sorarlar, nasıl yazar oldun? diye. Ve piyasada yazar olmakla ilgili pek çok da kitap falan filan var. Bu kitapların hiçbirini okumadım, hatta “Gece Kelebeği / Perperık-a Söe” sonrası gittiğim okumalar için; keşke bu okumaların hiçbirine de katılmasaydım dediğim çok olmuştur. Bana kalırsa edebiyatçı kendisi ile ilgili yapılan kritikleri dahi okumaktan kaçınmalıdır.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...