Son Yazılar

TUTSAK ŞAFAK

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Ateşten gömleğimiz
Dağlar, taşlar şahit
Dikenler, çakıllar
Ayaklarımızda
Acımasız hâldir
Yaralarımızdan
Kan damlıyor
Yüreğimizde gitmiyor
Acı
Zehirli yılanlar, çıyanlar
Çöreklendiler yolumuza
Zaten güneş çoktan terk etti
Dünyamızı
Karanlık çepçevre sardı
Ülkemizi
Suratımızda
Zalimlerin şakırdayan
Şamarı, tokadı
Soframızda, lokmamızda gözleri var
Ellerimizden isyan ateşi yükseliyor bizim

SEVMEK BİR GÜNAHSA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Eğer sevmek
Cehennemlik
Bir günahsa
Bir dalın başında
Gövdesi bahar olan
Gülü
Sanki Mazlum Doğan’ı
Yakan ateştir
Bir şafak
Sinemde büyüdü
Masum yüreğimi sardı, bırakmıyor beni

Tüm boyutları aşan
İçimdeki ateşte
Sevda buldu beni
Her soluk alışverişimde
Arzuladığım, istediğim gülüm gel bana

Kana susamış
Zalimler
Amansız bekliyorlar
Kıymak istiyorlar bana
Sevmek cehennemse eğer
Beni yakan ateş, sevdalıyım sana
Sen hep kal tenimde, sen hep yan içimde

Zeynep…

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Zeynep beş yaşında,  yüzündeki tüyleri koyu renkli ve çok belirgin… Bıyık tüyleri bile var. İki kalın kaşı arasındaki boşluk da kıllı. Babası bu yüzden ona Recep İvedik lakabını takmıştı. Hatta bir seferinde yüzünün kalan yerlerini ayakkabı boyası ile boyayarak, onun Recep İvedik’e ne kadar benzediğini hepimize ispatlamıştı. Gerçekten de onun küçük bir versiyonuydu.

BAŞAKLAR BOY VERDİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güzel yarınlar için
Ortaklaştırdığımız
Paylaştığımız
Hüzündür bizim
Gözlerimiz buğulu
Hep ıslak
Kuru yerlere taşıdığımız
Toprağa verdiğimiz
Avucumuzda biriktirdiğimiz
Gözyaşlarımızdır
Gün gelecek çorak yerlerde, çöllerde
Bollaşacak ürünümüz ve semeremiz bizim

Özgürlüğe
Varmak için
Düzenin çarkına
Zalimlerin zulmüne
Direniyoruz
Direneceğiz
Yobazların hiddetine, şiddetine
Patavatsızlara, aymazlara, efendilere, beylere
Sıkılan, atılan yumruklar bizim, çünkü halkız biz

ŞÎRÎNÊ Û KUBARÊ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Lê keçê bejn ziravê,
Dimeşî diçî avê,
Pir rind û bedewî…
Rûçikê te wek tavê.

Por reşê kember zîvê,
Pir başî lê qemerê,
Tenûrê nîn dipêjî,
Bêna wî ket herderê.

Şîrînê û kubarê,
Dest hine por keverê;
Daxwazim were malê,
Rûgeş be bo êvarê.

Havîne jî wek te xweşe,
Lez bike tu bimeşe,
Warê ba min ez şa bim
Bête jiyan nebaşe

Pêşmala te nedere
Keske, sore û zere
Ez qurbana canê te
Bête jîyan kesere

Mehmet Çobanoglu
29.03.2014
Stenbol

AÇ YÜREĞİNİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Güneşe koşuyorum
O sensin
Topraktır kokluyorum
Misk i amber tenindir
Gelincikleri
Sana öykünen bahar geldi
Sürü güden
Kavruk tenli çobanların
Yanık kavallardan dökülüyor
Duygu seli, yürek sesi o da sensin ey yâr

Bağrımı ateş sardı
Zaman şehvet zamanı
Bitsin artık gamım
Kederim
Beni öldüren hasret
Ne edeyim budur mizacım
Niyetim hiç seni üzmek değil
Bana kucak aç
Veya aç yüreğini
Bir buse ver hayat bulsun sevdam
Yemyeşil baharda yaşamak istiyorum seni

pes etme arkadaş

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

pes etme arkadaş

arkadaş,
Düşün;hayal kur
belki;istediğimi bulamadım
hayallerime yetişemedim belki
öyle çok öyle masum ki!
ne kimseleri incitmek istedim
ne kimseyi mutsuz etmekti iseğim
neyleyim beceremedim

coşkun bir ırmak gibi coştum
vadiler yaratmak isterdim
sümbül tarlaları yamaçlarda
dostumu ağırlamak isterdim
bir gönülü kırmaktansa
toprak olmak isterdim
her yağmurda çiçekler veren
karıncalara yuva olan
cümle canlıya barınak olan 
toprak olmak isterdim

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...