"Ç" Harfi - Yazım Kılavuzu
"Ç" Harfi - Yazım Kılavuzu
"Ç" Harfi - Yazım Kılavuzu
Gün ışığına koşuyorum
Şafak süzülürken
Dağlara
Bayırlara
Yaylalara
İçimdeki karanlığı
Geceyi
Tutup attım
Dipsiz uçurumlara
Şimdi
Gaydalardan
Sipsilerden
Ezgi, nağme, şarkılar yükseliyor
Umutlarımı
Hecelere
Beni yakan
Acıtan aşkımı
Sevdamı
Dizelere, şiirlere, yüreğime yazdım
Kendimi bıraktım
Sabahın kollarına
Yolcuyum umuda
Özlemin ağ ördü içime
Fiziğin beynime perçinlendi
Yüreğimi halen sana tutsak, halen bir köle.
Geri dönüp baktığımda yarattığım ilk roman kahramanım arkadaşlarımdı. O zaman kaldığım Yozgat Cezaevi’nde bir koğuşta topu topu 9 kişiydik. Bir ara sayımız altıya kadar düştü. Şöyle düşünün, duvarlar aynı, insanlar aynı, oysa insanoğlu dokunduğu her şeyi değiştirerek bugüne gelmiştir. Bazen yapmış, bazen bozmuştur, ancak bu tip yerlerde hiç bir şey size ait değildir. Ranzalar yere ve tavana montelidir. Dolaplar sabittir.
hem de kapitalist gericiliğin ortasında,
hiç kimse bir şeylerini feda etmeden
kurulacağını düşünmek bir masaldır."
Che
Kend û kortalan hewşan e
Delalîya min rewşen e
Bax û baxçe, zozan e
Gulac bişkivîn gulşen e
Delalîya min havîn e
Dil û jîyan tim evîn e
Xêr û xelat û bihuşt e
Birêvan e xweş şevîn e
Delalîya min bêdert be
Kanî, newal, çavkanî be
Lezgîn biherike were
Dicle, Firat û Erez be
Delalîya min şar sor e
Evîn nebe dil jî kor e
Ez daxwazim yara min bê
Xeribî bo min pir zor e
Gazinên min jî zêde bû
Derdorê min tarî, şev bû
Ev çi rewşe, ev çi hale
Ez girîyam yar jî şa bû
"C" Harfi - Yazım Kılavuzu
Annem, bir sabah kahvaltıda büyüdüğümü söyledi. Ne çok sevinmiştim. Gerçekten de boyum uzamış, ayakkabı numaram büyümüştü. Babasızlığım gibi…
Artık okullu oluyordum… Annem beni önce bir mağazaya, ardından da kırtasiyeye götürdü. Okul çantası, defter kalem, silgi, kalemtıraş aldık. Çok mutlu oldum. Silgimi iğneyle deldi, arasından ip geçirdi. “Boynuna tak, sakın kaybetme” diye de tembih etti.
hayallerimi yitirmişim
çör çöp içinde arar olmuşum
temiz bir yer bulamadım bu dünyada
sana yer yok,der gibiler
ben inadına hayal kuracağım
bu çöplükte başınıza bela olacağım
yağmur vurur hayallerim ıslanır
kar yağar üzerine üşürüm
poyraz vurur,kurşun gibi
ne siperim var ne silahım
açlık hayallerimi vurur
bu çöplükte hayal kurarım yinede
hayallerim ter temiz
En sondan başlarsak ’’galip’’ gelmenin umudunu hep taşımak gerek… Yazmak eylemi kendi başına bir sorgulama ve toplumsal duyarlılığın da izahıdır. Bir keresinde şöyle demiştim: Yazmak yetmiyor ve anlatmak da gerekiyor ve sürekli göstermek de önemlidir. Okumanın bu denli az olduğu bir toplumda, sorgulamaların ve anlaşılmanın ne demek olduğunu sanırım en çok yazar bilir. Emeğin, yorucu atmosferinde beklentiler, hatırlatmak oluyor. Hep bir şeyleri hatırlatma gereği duymak, duyarlılıktır. Buna ortak olması gerekenler, elbette yüz çevirmemelidirler.
****