
Yazıma geçmeden önce köşemde yayımlamamı istediğiniz konuları ve yahut sorularınızı da bana ulaştırabilirsiniz. Hepsini büyük bir zevkle cevaplayacağımdan emin olabilirsiniz.
Çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz ve demokratik yaşam gün geçtikçe zorlaşıyor.
Ülkemizde günden güne kısıtlanmakta olan insan haklarına, adalete, hukuka ve demokrasiye bile bir tahammülsüzlük var.
“Peki, sen ne düşünüyorsun bu konularda?” diye soracak olursanız,
benim cevabım şudur sevgili dostlar.
"Ben burada bu yazılanlara ve ülkemizdeki yaşananlara bakıp bir yurttaş olarak kaygımı ifade ediyorum.
“Yani sadece sizlerle kaygılarımı paylaşıyorum.”
Peki, "Kaygı duymamak elde mi?” diye soracak olursanız,
Bence "hayır?" Herkes kaygılanır.
Ama diyeceğim şu “Kaygılanıyorsak susup oturalım mı?” Değil elbet.
Ne kadar kaygı duysak da hatta korksak da “Savaşlara hayır! İnadına barış!” diyerek canlarını feda edenlerin; daha doğrusu demokratik tepkilerini ifade ettikleri için öldürülen, ceza verilen, hapse atılan canlarımızın mücadelelerine zorla bıraktırıldığı yerden barış bayrağını alıp demokrasi için, demokratik hukuk düzeni için, demokratik toplum hedefinde evrensel hukuku ve çağdaş kuralları benimsemiş laik bir toplumsal yapı için mücadele etmeye devam edeceğiz/ Etmeliyiz.
Ancak bana göre çok daha dikkatli olmalı. Çünkü provokasyonlara gelmemek için alabildiğine dikkatli olmak gerekiyor.
Yani amacımızın demokrasi ve barış içinde demokratik toplumsal bir yapı olanlar için söylüyorum bunu.
Çünkü bütün saldırılar demokrasiye; hukukun üstün olduğu iktidar sistemine karşı.
Şiddet ve terör de bunların en çok kullandıkları ve sonuç aldıkları bir silah.
Öfke kontrolü yaparak her sözü çok dikkatli doğru bir dille ifade etmek gerekir. Ben de öyle yapıyorum. Sizlerin de yaptığınızdan eminim.
Başka partilere oy verenleri; yani hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin inancına veya yaşam biçimine karışmadan, laf söylemeden onları demokrasi için kazanmak gerekir.
Ülkemizde Yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerde demokrasi yönünde, barış içinde dirlikli bir toplum hedefinde yol almak istiyorsak adeta buna mecburuz da yani milyonlara, çoğunluğa ulaşmaya mecburuz. Ona işaret ediyorum.
Bu kaygılarla umarım bir gün yaşama 'korkusuz; hiçbir şeyden kaygı duymadan' güvenle bakabileceğimiz hukuku her şeyin üstünde tutan demokrasiyi içselleştirmiş, ekonomik yapıyı iyileştiren yurttaşın birliğini, dirliğini siyasi amaç olarak edinmiş bir iktidara kavuşuruz.
Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri bu anlamda çok önem kazanıyor.
Umarım Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere kazasız belasız bir an önce kavuşuruz.
Saygılarımla,
Ali Cemal Türkmen






