
büyük eksiklikler ve yanlışların olduğu bir gerçek. Bu eksiklik ve yanlışların en önemlilerinden birisi; Osmanlı Anadolu’da yaşayan halkları kendi dil, kültür değerlerinden uzak, Arap İslam Devşirmeciliğine mecbur etmesi neticesinde, tamamen okur yazarsız cahiller sürüsü oluşturmuştu. Çünkü tüm kültürlerin anası olan anadil ve bu dille yaratılan kültür değerlerden uzak yaşamış insanları, yeniden anadile dayanan kültürler arasında federal veya demokratik yapıyı kabul edecek noktada buluşturmak, görünenden daha zor bir durumdu.
Osmanlı'nın yarattığı bu bataklık içerisinden, Atatürk ve arkadaşlarının çağa göre yeterli ve adaletli bir devlet şekillendirmesi düşünülmüş olsa dahi, bunun hiçbir alanda zemini yoktu. Aynı zamanda Anadolu’da yaşayan Türkler, Kürtler, Gürcü ve Ermenilerin gerek asırlarca kendi dil ve kültürlerinden uzak olması gerekse İslam ile terbiye edilmeleri, söz konusu toplulukların nicelik ve nitelik açısından, Atatürk ve arkadaşlarına ne yön verecek güçteydiler ne de alternatifleri yoktu. İşte Cumhuriyet bunun gibi olumsuzluklar içerisinde şekillendi. Tüm eksiklik ve yanlışlarına rağmen, yüzyıldır yaşatılan cumhuriyette küçük bir sermayeci ve bürokrat kesimin dışında, hiç kimse mutlu değildi. Söz konusu Cumhuriyet mantığı laiklik adıyla, Osmanlının İslamcı mantığını devlet eliyle daha itibarlı şekilde yaşatması, olumlu her şeyi her gün zayıflatmıştır.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) gibi anlayışların hepsi özetlediğim yapı içerisinde anayasal ve İslamcı desteği alarak bugünlere geldiler. Bu imkân ve olanağı kullanan tüm siyasi ve ekonomik çevrelerin, artık Cumhuriyette kullanacakları başka seçenekleri kalmadığından, her şeyin sonuna gelindi. Mevcut devlet bundan sonra ya tamamen İslam Şeriatına geçecek ya da daha gerçekçi laik, seküler ve demokratik sistemi oluşturacaktır. İslamcılar için gerek uluslararası gerekse devlet açısından tüm olanaklar mevcut iken, muhalif kesimler için şartlar her bakımdan oldukça zorluklarla doludur. Bu zorlukları özetleyecek olursak, şu noktaları yazmak durumundayız.
Türkiye’de güçlü siyasi muhalif kesim olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi dışında, diğerlerinin bir etkisi ve desteği ciddiye alınacak durumda değil. Tüm iş CHP ve DEM’e düşmektedir. Bu iki parti arasında uzlaşılamayan büyük siyasi ilkesel farklılıklar olması neticesinde, ciddi ve gerçekçi bir stratejik iş birliği yapılamamakta. Böylece her ikisinin gücü, doğal olarak mevcut iktidar karşısında yetersiz kalıyor. İki muhalif parti uluslararası destekten de yoksun. Uluslararası destek açısından Avrupa’dan kimse bir şey beklemesin. Avrupa yüzyıllardır demokrasi mücadelesi veren her siyasi oluşum ve devletleri sürekli aldattı. Gerçek anlamda hiçbir yapıya kayda değer en ufak somut desteği vermedi. Biz sosyalistler ise; Rusya ve Ukrayna Savaşı’na kadar Avrupa’nın bu kadar üçyüzlü olacağını anlayamadık. Avrupa üçyüzlülüğü ile tüm dünyayı kullandı. Bu yüzden ne CHP’liler ne de DEM Parti’liler asla Avrupa’dan destek beklemesinler. Her şey kendi güçlerine ve ikisinin yapacağı ortak stratejik birliğe bağlıdır. Stratejik birliğin oluşması için de CHP kendi çerisindeki faşist anlayışları, DEM’de feodal Kürt milliyetçileri revize ederek, ancak mümkündür. Onun dışında eskiden olduğu gibi kimse kendi gücünü abartmamalı. Yoksa sonuç hiçte hayra alamet değil.
Cemal Zöngür
Yorumlar
Eline sağlık Hocam.Yine
Eline sağlık Hocam.Yine sorgulayan çözüm üreten ezber ve tekrarı aşan bir yazı olmuş.Başından beri gömleği yanlış düğmeden başladık ve hâlâ Tekci gurup cu davranışlarla meşkuluz çözümler üretme dik, düşünsel güç, aydınlanma yerine Tekci düşünce algısı ağır bastı toplumsal sorunlarda bütünleşmedik. Gelişmiş bireylerin sayısını artırma dık ve geri kaldık toplumsal dayanışmayı farklı düşüncelerden yaralanma yerine Tekci tek lider tek dil tek din tek parti düşünceler algısı hâlâ hâkim. Bu nedenle geri kaldık , yazık oldu geçirdiğimiz Zorlu yaşamdan derslerde çıkarmadık.yazik oldu kayıp olan yillarmıza.
Teşekkür ederim Aydın Can,
Teşekkür ederim Aydın Can, seninde ifade ettiğin gibi yaşanmışlıklardan milim ders çıkarmadık. Umarım bizden sonrakiler bu hataya düşmezler. Selamlar