Son Yazılar

ADAK

Sevda Zeynep Karadağ kullanıcısının resmi

birazdan öleceğim
benim içindir şehirler
cadı kazanı her sokak
ve şu çenesi düşük evler

cümle aleme ibret için
sözün zinasında basıldım
renkli beyaz demeden
bir güzel kaynadım
toplanıp gitti odalar
ardında kirli duvarlar bırakarak

II
babama göre eksik eteğim
çingene pembesi fırfırlı
anama göre sevmeli bir heykeli-ölesiye-
içkisi yok 
kumarı yok
kocamalı bir yastıkda
taştan huzur oymalı

Aynalı Düşler Çarşısı

Sevda Zeynep Karadağ kullanıcısının resmi

 
ovmakla silemezsin koynumdaki yazıyı
kırk kilit vurulmuş kırklar kapısından döndüm
her harfi çıkartıp koydum sofrana misafir
al onlardan bana bir masal yaz
bir tas şaraba değiş gözlerimin nazını
belki yeni baştan yaşanır midyat’ta ayıp bir aşk
sedef kakmalı kalpler çekilir karşılıksız
hiç sebep yokken durup aynaya bakılır belki
-ordayız- dışımız rahatlanır
 
yağmurdu yankısıydı eski bir eylülün
sesinde bölünüp suyunda azaldığım

ZERÎYA MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Çavreşa min zerîya min,
Ez daxwazim were ba min,
Ez hatina te ve şabim…
Ez te re bêjim gula min.

Delala min were ba min,
Ramûsanekî bide min;
Bila xewnên min jî rast be,
Agir berde nav canê min.

Yarê ez parsekê te me,
Bi mirinê re jî heme!
Bê te jîyana min re xem e,
Ez te maçkim gelo şerme?

Qemera min zerîya minî,
Gula minî roja minî,
Germehîya te daxwazim,
Stêrka nav şeva minî.

Dünya kaynıyor!... Seçim Senin Ey insan!... “Ya Barbarlık Ya sosyalizm!”

Vildan Sevil kullanıcısının resmi

 
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde,    insanlığın binlerce yıllık tarihinde, özgürlük, adalet, eşitlik özlemleri, umutları doğrultusunda,  ilk kez deneyimlediği Sosyalist Sistemin çöküşüne tanık olduk.  Sosyalist rejimler, kumdan kaleler gibi art arda yıkılıp gitti.
Bu çöküşün nedenleri,  kuşkusuz uzun ve ayrıntılı çözümlemeleri içeriyor. Burada, en temel özelliklerine kısaca değinerek geçeceğiz.

Rüyadan aşklar zamanıydı

Haydar Karataş kullanıcısının resmi

Rivayet o ki, eski Yunanda aynen Kral Oidipus’un girişinde Rahip Thelabi’nin yaktığı ağıt gibi bir dönem yaşanmış. O ağıtı hatırlayın, Rahip mezarın başına gelir ve şöyle derdi:
“Yaşam, yerin meyve veren tohumlarında,
Otlaktaki sürülerde
Hamile kadınlarda son buldu:
Çünkü artık hiç biri doğum yapmıyor.”
İşte Eski Yunan’da da öyle bir an gelmiş ki, yaşam son bulmuş. Ve tanrılar tanrısı Zeus hayatın böyle altüst olduğu bir anda kız kardeşi Hera’ya gönlü düşmüş. Öyle olmasaymış yaşam doğurganlığını toptan yitirirmiş. Dedim ya rivayet!  

SADIK DEDE VE BERİSİ - 2

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Boyun kırıp, gitti fukara. Ağlaya ağlaya... Sütü memesinde kaldı malın. Koyundan koyun, inekten inek kırıldı. Anlayacağın virane oldu ev. Edem gitti, yüzüne bile bakmayacağı bir kızla evlendi. O, Kızlarmeydanı'na, bense Kelo'nun yurduna yerleştim. Ben Urum'un bacısı Basse'yi, o da bizim Elif'i severdi. Büyükler önayak olup berdel ettiler bizi. Karım; incik boncuk, peynir, çökelek satarak geçinen Mahmado’nun (Müftü‘nün oğlu) kızıydı. Mahmado deyip geçme, Karacoğlan gibi adamdı. Oturup türkü mürkü dizmez, hazır cevap bir aşıktı. Ana tarafını bilmem ama baba tarafı Tapo Ağa‘ya dayanırdı.

KEÇ META MİN

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Keç meta min guhbide min
Te çima qet rû neda min
Îro kêyfa te tuneye
Xwezî te maçek bida min

Qîzmeta min, nûra tavê
Çav kesperê lêv ziravê
Venegere ji vir neçe
Were ba min tu vêgavê

Keçameta min bisk lê qeytan
Tu kulîlka nav her ketan
Ronahî ya roja minî
Dimeşî wek qazan, betan

Keçmeta min heyva şevan
Ez qurbana wan her çavan
Bi salane bendê te me
Îşev minre bibe mêvan

Keç meta min dilketîya min
Bibe bûka dayîka min
Min şa bike min şên bike
Te re bêjim kulîlka min

HALK ÇOK DERTLİ

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Sarıldım geleceğe düştüm yollara
Yolcuyum gidiyorum yarınlara
Şahdamarımda özgürlük zonkluyor
Sabrım dayanmıyor şu zor yıllara

Heyhat senelerdir hep yâd eldeyim
Kahrım yoğunlaştı ben dertlerdeyim
Yarı aç yarı tokluğa çalıştım
Günlerim tükendi her gecedeyim

Kimileri bal, kaymak beğenmiyor
Kimide ekmek, soğan bulamıyor
Ben adaletsizliğin mağduruyum
Kahpe düzen beni hep kemiriyor

SADIK DEDE VE BERİSİ - 1

Ali Rıza Aksın kullanıcısının resmi

Yine böylesi bir gündü. Sekiz saatlik bir yolculuktan sonra eve yetiştiğimde alaca karanlıktı. Annem, ineğini sağmış, tavuğunu, püssüğünü doyurmuş, merdivene oturmuş, babamın türbesini gözetliyordu. Gün aşmış, Ziyaret Tepesi'ndeki kayaların silüeti gözüküyordu. Geç vakte kadar oturduk. Sonra odamdaki yatağıma çekildim. Çatıya yüklenen rüzgâr, anaforlar yaparak acayip sesler çıkardı. Yağmur, yufkaya serpilir gibi kiremitlere döküldü. Köpekler, acı, uzun ulumalarına ara verdiler.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...