Son Yazılar

TORBAMDAKİ ÖLÜ YAVRUM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kardır-kıştır şu dağlar yol vermiyor
Yavrum çok hasta, yüzü hiç gülmüyor
Hep acı, dert içinde kıvranıyor
Zalim kaymakam araç yolamıyor

Yorgun dizlerim dayan daha dayan
Yükümde canım yavrum var
Yan yüreğim yan, için için hep yan
Torbam soğuktur içinde ölü var

Yavrum, derdine derman olamadım
Çok bekledim hekim, doktor gelmedi
Hayli yürüdüm şehre varamadım
Rüzgâr esti, kar yağdı üzerine

Pazarcık nam-ı diğer Markaz

Yusuf Değirmenci kullanıcısının resmi

Ne garip bir yurt. Herkesin merakını cezbeden şirin bir diyar. Kürdistan’ın Akdeniz’e açılan kapısı… Türkiye sınırının az ötesinde gülümseyen küçücük bir ülke gibi! Hem gururlu, hem mütevazı, hem samimi, hem soğuk... Her şeyin toplamından bir parça almış, severek ve severken terk etmenin felsefesini kendi öz iradesinin dışına itmiş bir topluluk. Düşüncede homojen fakat yaşamda heterojen. Yalnız bununla kalsa anlaşılmak adına sınırlarının bir anlamı olurdu. Ama öyle değil, sınırları batıya sonuna kadar açık dururken, doğuya sonuna kadar kapalıdır. Bu ne anlama geliyor?

açlığı bölüşmek

ibrahim gündüzalp kullanıcısının resmi

Sonra dumanı tüten fakirhanelerimi.
Şeytanlar zencefil kokumu kıskandılar ilkin,
Sonra dumanı tüten fakirhanelerimi.
 
Patikalarımı gökyüzüne çevirdim,
Özgürlüğe doğru adımlıyorum.
 
Hayallarimi tutsaklara,
Gerçeklerimi çocuklara bırakıp,
Bir bulutun içinde,
Gökkuşağını aşıyorum.
 
Renklerin cümbüşünü getireceğim oradan berfo anama!
Ve anneme bir tutam gün ışığı,
Halkımla bölüşüp yesin diye...

DEĞİŞİM

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Zaman, tarihin çok ciddi olay ve düşüncelerini de unutturacak. On bin yıl önce de Aboricinler güzel resimler yapıyorlardı. Günümüzde onlardan bir resim veya bir ressam adı kalmış mıdır? Antik Yunan bin üç yüz yıl önce Aristo’nun düşüncelerinin sonsuza kadar yaşayacağına inanıyordu. Ortaçağ skolastiği de keza aynı inançtaydı. Aristo şimdi bir anlam ifade etmiyor. İnsanlık onu, kendi düşünce tarihinin bir parçası olarak öğreniyor. Eskimiş, tarih olmuştur Aristo.

ÇOCUKLARA KAVLİM VAR

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Emsali olmayan sevgini soğurdum
Bağrımda büyütüyorum
Yaran benim için
Istıraptır, derttir
Mezarım hazır
Ölüm içimde
Senin için ölmeyeceğim
Şafağını, gülünü, goncanı görmeden

Umutluyum halen
Her yer alev, ateş
Köyler yakılmış
Yıkılmış olsa da
Elbet şu kirli savaş bitecek
Istırabın zinciri kırılacak bir gün
Artık hiç çocuklar öldürülmeyecek
Yunulmayacaklar gözyaşlarıyla
O küçücük narin ve taze bedenleriyle

A-3

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

On yedi bin kişiden bir kaç yüz kişinin ancak sürgün yerine varışı. Ölenlerin hiçbirinin, özellikle de dedesinin, nenesinin ve amcalarının mezarlarının bulunmayışı vs. vs... Bir yığın isim çıkıyor ağzından. Mardiros, Hagop, vahran, Kurken, Krikor, Arzuman... ‘Melek gibi adamsın ama bütün bunları sen yaptın,’ dercesine anlatıyor. Koca lokantada iki kişiyiz. Masanın bir başında mazlum ve mağdur Bedros, diğer başında, kötülüğü sırf kötülük yapmak için seven Melek Belial.

Gecedir

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

gecedir karanlıklar çöker üstüme
debelenirim karanlıklar içinde
gitme nasıl bakayım arkandan
göz bebeklerim büyür göremem
kan çanağıdır artık ağlayamam
masum bir gözyaşı değil artık
verimli toprağı önüne katan
kan kokulu seldir
alır başımı taşlara çalar
duru bir göz yaşı değil artık
kan kokulu öfke selidir
alır beni taştan taşa çalar
gecedir göz bebeklerim büyür
göremem
dosta da düşmana da toslarım
bir gün doğumunda uyanırım 
kan ter içinde
güneş alır göz bebeklerimi 

“Merhaba Can Dost”…/ Gülser han Akkaş

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
 Şanslıyım;
Çünkü kişinin yaşadığı müddetçe, art niyet düşünmeyen gerçekçi dostlara ihtiyacı vardır. Olayları gerçekçi bir tarzda yorumlayan ve gerçekçi yurtsever düşünceleri savunan dostlara…
   Yani bu bir ekmek kadar, su kadar ihtiyaçtır… Ama bizim gibiler için tabi.
Arkadaş! Amaç dostluksa, nerede olduğumuz… Hangi şartlarda bulunduğumuz hiç önemli değil.
Ne kadar uzakta olursak olalım… Şartlar ne kadar zorlayıcı olursa olsun,
 “DOST” olmayı… “ARKADAŞ” olmayı istiyor isek uzakta, yakında olmamız önemli değil…

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...