Son Yazılar

Resimlerdeki şiirler

Abdullah Oral kullanıcısının resmi

Umut henüz gidilmemiş bir ülkedir, 
Ne varılır ne de göz ile görülür
Ne kadar uzak gitsen de
Kaçamazsın yine kendinden...
Şimdi sessizce dinliyorum
Karanlığın çalkantılarını
Her ses
Açık bir yara gibi kanıyor geceye..
 
Bir çocuk
Düşlerinin sesinde vuruluyor gün ağarırken
Gözlerinde 
Acının ürperen  çaresizliği.
 
Bu gözlerdeki yağmur nereye akar,
Hangi ölü denize! 
istiridyeden koparılan inci gibi kara gözlerinde!

GÜNAHSIZ CESETLER

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Halkın sesi ol
Koş
Coş
Damarımdan aşağı
Ak içime
Tüm dünya çocukların
Ellerinden tut al getir
Umutları, ışıkları taşı yüreğime

Hüzünler büyümesin
Kurşunlar sıkılmasın
Savaşlar sürmesin
Ne bir ses
Ne bir nefes
Tutsak kalmasın
Gönül verdiğim güneş
Özlediğim kızıl şafak ol doğ yüzüme

Aslan yeleli rüzgârlara
Tutunda gel
Karanlıkları aşarak
Umut dolu yarınları al getir
İçinde bahar çiçekleri, yaz gülleri
Günlerin en hası en muhteşemi dolu olsun

Hayrettin Abi

Musa SU kullanıcısının resmi
Çar, 22/01/2014 - 01:55 -- Musa SU

Bu ne hal
Hayrettin abi
Şarapla kandık
Vurduk boynuna
Günü akşam ettik yine
Yolumu kesti hayal
"Yarım dudak gülümseme"
Felsefeye dalmış gözler
Demir atmış körfezine mor gölgeler
Yol aklar yürümüş saçlarına
Çağırıyor açgözlü zaman
Gerçek olan bu yaşam
Ölüm ise sonsuzluk...

AÇIN BAKIN BAĞRINA

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Hep yandım, yıkıldım doğduğumdan beri,
Can evim ateş, köz, alev, feryat yeri,
Nice acılara gark oldum, tükendim,
Benden kalacak birkaç kemik az deri.

Sılam çok uzak bu gurbet yedi beni;
Hep arzuluyorum hep özledim seni,
Hani kavim, kardeş hani sevdiklerim,
Bahar geçti, yaz geçti kışım hep yeni.

Acı, keder, kahırdır başımdan aşan
Bir o yana bir bu yana akıp-coşan
Gurbet ellerde keder, hasret hiç bitmiyor
Kâh gözyaşı kâh derttir, içime taşan

Ben ve Sen

Mehmet Kazım Ablak kullanıcısının resmi

Mavi gökyüzü
Sen
Beyaz bir bulut
Yayılabildiğin kadar yayıl enginliğime
Ben 
Mavi okyanus
Sen 
Beyaz, kocaman bir dalga
Vur kendini kıyılarıma 
Beyazlasın saçlarım
Acılı bir sevda türküsü gibi
Otur dilime
Ben
Bu toprakların çocuğuyum 
Denizden mavidir düşlerim
Yazmışım seni benliğime
Kar beyazı renginle özgürlüğüm

Denizden Mavidir Düşlerim'den

Aynalı Rüya

Mehmet Söğüt kullanıcısının resmi

Delil “Gidiyor musun? dedi. Başıyla onayladı onu Halil.
“iki Tamam, git, kahvaltıyı ben hazırlarım. İş görüşmesinde sakin ol. Ben buradaki her şeyi hallederim, meraklanma”
Halil “Tamam abi’’ dedi ve evden çıktı.
Delil yataktan kalktı doğruca tuvalete girdi. Elini yüzünü yıkarken “Ne kadar iyi bir insan bu Halil” diye düşünürken bunu damarlarına hoş bir esinti yayıldı. Sevinci uzun sürmedi, kasvetin kasırgasına yine yenik düştü.
 

KAŞI HİLÂLİM

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Kaşı hilâlim, sen menekşem, lalemsin,
Cennetim, gülüm, bağım sıcak sevdamsın,
Gözleri sürmelim dili bal, şekerim…
Tebessümü sıcak, sen hep çiçeğimsin.

Mühür gözlüm, gözlerin zeytin karası,
Mekânın, yerin yüreğimin arası;
Gül kokulu, ipek tenli sevdiceğim,
Bendeki olan yara gönül yarası.

Kokunu özlediğim güzel canımsın,
Sevdanla yandığım, sen gülüm-dalımsın,
Oy kahpe felek beni senden ayırdı,
Sensizlik acıdır, bende bir özlemsin

Kırık Umutlar

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Tutunacak dalım kalmadı,
 Acılar koyunda,
 Vurgun yiyen
Halklardan başka hiçbir kimsem,
 Mıh olup Yüreğime saplan
 Kırık umutlarım…
Kör vicdanların hışmına uğrayan
Mert ellerde yeşerdi,
Tüm kancıklara rağmen,
 Asi duruşum çoktan kızıl güneşe sökün etti.
Cennet, huriler…
Umurumda değil bile,
 İbadet yapılan mabetlerde…
Yıllardır fütursuzca emeğimi harcadılar
 Peki, sormazlar mı size
 “Bu adalet mı, hukuk mu?”
 Çıkar dünyasıdır,
 Kimi bir canavar,
Kimi bir azılı eşkıya olmuş,

MAYMUN DÜĞÜNÜ

Muzaffer Oruçoğlu kullanıcısının resmi

Üç kişi geldi acının kanadığı noktaya. Bahçeye çıkardı tabutları. Yanakları torbalanmış, tombul toraman olanı, tabutlara kapaklanıp ağlamaya başlayınca, serçeler sustu. Öğretmen olanı, gece boyu adamın gözyaşlarını dinlediği için hüngürtüden uzaklaştı, komşunun bahçe çitine doğru yaklaştı; yumurtalarını tirsi balığı gibi tatlı sulara bırakan, yakışıklı erkeklerin sevgilisi Teresa’nın kamelyalarını ve büyük bronz harflerle yaptığı, tek cümleden oluşan heykelini izlemeye koyuldu. Cümleyi çözdü: “Derin yapıtlar, insanların aklıyla değil, asırların aklıyla anlaşılır.” Gülümsedi.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...