Son Yazılar

Geniş Zaman

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

 
Geniş Zaman Olumlu:
İnsanlar doğar, büyür, ölür.
Bir gün mutlaka başarılı olursun.
Çok gülen çok ağlar.
 
Geniş Zaman Olumsuz:
Müzik dinlemez, film seyretmez.
Bunu yaparsan seni asla affetmez.
Babasından başkasını dinlemez.
 
Geniş Zaman Soru:
Dedenizi ve ninenizi ziyaret eder misiniz?
Müzik dinler misin?
Boş zamanlarında kitap okur musun?
 
 
Kullanımı:

SİS, YANGIN, GECE VE HÜZÜN

Ahmet Bakır kullanıcısının resmi

Elindeki elişine ömrünü verirken annemiz, arada bizlerin mızmız isteklerini yerine getirmek için yerinden kalkardı.
Soluk bir ışık, sararmış hatıralar gibi tepemizde sallanırken, o eski radyodan da dünyanın sonsuzluğu şarkı olur akardı yüreğimizin pembesine.
Şimdi usul usul bizi terk ederken o hatıralar, bizle birlikte büyüyor yalnızlığımız da.
Bir telkari, bir oya, bir örtüydü o eski zamanlar.

Rüzgarlı sarıydı mevsim

Zeki Kırhan kullanıcısının resmi

Rüzgarlı sarıydı mevsim 
Erken gidiyordu güneş 
Kızıl eteklerini toplayarak 
Ay gelmeden kapandı kuşlar evlerine 
Balıkçılar akşamdan demleniyorlar 
Ağlarda can çekişenler kimin umurunda 
Sessiz üzerimizde ay karanlığı 
Deniz durgun geceden ses çıkmıyor 
Kadehleri çınlıyor balıkçıların 
Yarınki günü harcıyorlar 
Denizden çekecekleri ağlardan 
Sarıydı mevsim... 
Rüzgar ölüm rengiydi balıklara 

POMPEİ'DE SON GECE

Musa SU kullanıcısının resmi

Çatladı;
Gecelerin ar damarı.
Sönen yıldızların,
Kirlenmiş yarınlarında
Güne uyandı şehir.
Kandırılmış fadime’nin,
Muta nikahıyla
Abdest aldı bedeninde zina...
Belledi sure-i maun'da
Yetim hakkı yedirmemi
Kemiğine kadar soydular yetimi.
Tanrı kral bankalar
Salavat getirttiler faize...
Mazlumun ahı düştü akıllara
Vezüv yanardağının gazabında
Son gece...
Ateş ırmağında yıkandı
Pompei!
Taşlaşmış bedenlerin gözü kaldı dünyada
Bakar sessiz sessiz hâlâ

GÖNÜL SARAYIM YIKILDI

Mehmet Çobanoğlu kullanıcısının resmi

Melül gözlerim hiç bahar, yaz görmedi
Dalım elimde kurudu gül vermedi
Gelen, giden olur diye yol gözledim
Şirpençem azdı, vefasız yâr gelmedi

Karakış hep beni dertten derde saldı
Yaramı deşti, umutlarımı çaldı
Ben hep kendi halime ağlar giderim
Gönül sarayım yıkıldı, öyle kaldı

Tüm zenginler birleştiler oldular tröst
Tükettiler beni, benden kaldı bir post
Yoksulluk, fukaralıkta bana kaldı
Hep bekledim, ne yâr geldi, nede dost

şehriban,gülşen,ben

Hıdır Karakuş kullanıcısının resmi

uzaklardan gelirim,yolum uzun
yorgunum,dinlenemiyorum
yaşamak kavgası aman vermez
düşman tepemde,ardımda
her gün bir kayıp veririm
canımdan,can evimden
ben yaşıyorum işte
düşe kalka

uzaklardan gelirim yüküm ağır
dayanmaya yemin etmişim
namusum,vicdanım izin vermez
pes edemem,vazgeçemem
daha yeni yarıladık yolu
yarı yoldan dönemem

BERFİN YAYINLARI / WEŞANÊN BERFÎN

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

Kürt halkının yasaklı ve ya sonradan yumuşamış değimi ile bilinmeyen ya da anlaşılamayan dili; bütün baskı ve asimilasyon politikalarına rağmen, bu dilde eğitim ve öğretim olmaksızın; güçlü bir irade ile, gerek sözlü gerekse de yazılı edebiyat ile günümüze kadar süregelmiş ve yeni nesilin bir miras özeni ile koruyup kolladığı bir dildir.
 

Bisiklet

Necmettin Yalçınkaya kullanıcısının resmi

Başı ellerinin arasında bunları düşünürken, kuvvetli bir el omuzlarını sarsarak düşüncelerinden uzaklaştırıp kendine getirdi onu. Yukarı kaldırınca başını, göz göze geldi babasıyla. “Hazırlan, evlat” dedi baba. ”Elini yüzünü yıka, üstünü değiştir. Cuma namazına gidiyoruz”
Sessizce girdi eve. Kendisine söylenilenleri yaptı.
Babasının elini tutarak birlikte minaresiz bir camiye gittiler. Orada rastladıkları kişilere selam verip, selam aldılar. Kendisi gibi camiye gelen birkaç çocuk gördü avluda. Birinin yanına koşup sordu:
“Yürüyerek mi geldin?”

Sosyalist tutsaklardan Zeliha Bulut'un yeni yayınlanan ilk çocuk romanı.

Edebiyat Bahcesi kullanıcısının resmi

1973 doğumlu Zeliha Bulut, hapishane kapılarında büyüyen bir insan. Yıllar yıllar boyunca, karda kışta, yazın kavurucu sıcaklarda ziyaret kuyruklarında beklemiş. İtilmiş kakılmış ama o vazgeçmemiş politik mahpuslara ışık taşımaktan. Sonra büyümüş ve “özgürlük eşitlik” diyerek çıkmış sokaklara. Yüksek sesle haykırmış. Ve bu kez o düşmüş mahpus damına.
2013 ortalarında mahkemesi sonuçlanmış ve müebbet hapse mahkum edilmiş Zeliha. Bu kez babası ziyaret kuyruklarında.

Sayfalar

Hapishane Edebiyatı

Ümüş Eylül Dergisinin 54. Sayısı Çıktı
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ocak-Şubat-Mart 2025 tarihli 54. sayısı...
Ümüş Eylül Dergisinin 53. Sayısı Yayınla...
Tekirdağ Cezaevi tutsaklarınca elle yazılıp mektuplarla dağıtılan  Ümüş Eylül Kültür-Sanat dergisinin Ekim-Kasım-Aralık 2024 tarihli 53. sayısı...
Düşünsel özgürlüğün Sınırsız Kütüphanesi...
Görülmüştür Kolektifi, Redfotoğraf grubu ve Karşı Sanat, “içerdekilerle dışardakileri buluşturan” ortak bir sergiye daha imza atıyor. Fotoğrafçılar,...

Konuk Yazarlar

MİRİNA DERWÊŞ/ Yılmaz ELAGÖZ
Derwêş , li ser nivînê xwe  razabû. Lihêfek kevn û bipîne li ser wî bû.  Linghên xwe   kişandibûn ber bi zikê xwe ve û destên...
Turist Tavuk mu Kaz mı? Erhan Tığlı
Kazıklarımız buradan oraya yol olur, yollarımızda trafik canavarı bol olur. Acılı kebaplarımızla karnını, acıklı şarkılarla kafasını şişiririz; halis...
Kaç Can Hakkı Olmalı İnsanın? Veli Erdem
                                         ...